Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%0.77
BIST 1,220
%-0.26
Dolar 7.85
%-0.05
Euro 9.30
%0.31
Altın 483.74
reklam
reklam
reklam REKLAM

ÜRETİM VE KRİZLERDE NE KADAR GERÇEKCİSİNİZ?

5 defa okundu kategorisinde, 19 Ağu 2019 - 13:30 tarihinde yayınlandı
reklam
reklam

ÜRETİM VE KRİZLERDE NE KADAR GERÇEKCİSİNİZ?

Hayatımız krizleri yaşamakla geçti. Üretim maliyetleri düşmeden, üretimi özellikle katma değerli üretimi teşvik edip markalar oluşturmadan buna paralel toplumun alım gücü yükseltilmeden ekonominin canlanması mümkün değildir, düşük asgari ücret, emekli, memur ve işçi maaşlarının düşüklüğü, iç ticaretide olumsuz etkileyecektir.
Toplumun çok büyük bir kesimi ağır borç yükü altındadır öncelikle bu borç yükünün azaltılması tedricen sıfırlanması gerekmektedir ki, geniş halk kitleleri, kredikartı, tüketici kredileri, özellikle teşvik edilen konut kredileri insanınımız, kemerini değil, midesini de sıkmaktadır.
Ekonomi son 18 yılda rakamsal olarak büyüsede üretim manasında daralmaktadır.
Milyoner sayısı artarken, fakirlik adeta tabana yayılmakta, gelir dağılımındaki dengesizlik, ülkedeki ticari hayatın dengesini bozmaktadır. Bir yanda AVMlerde alışveriş çılgınlığı yapan insanlar, öte yanda siftahsız dükkan kapatan esnaf, iflas eden şirletler kapanan ticarethaneler. Ailenin tüm fertlerinin geçinebilmek için sergiledikleri çabaları. Bize Sovyetlerin dağılmasından sonra doğu bloğu haklarını çağrıştırıyor.
Üretimden düşen üretici, siftahsız kapanan dükkanlar, iflas eden şirketler kalkınmanın değil çöküşün göstergesidir.
Geçtiğimiz hafta, işçi ve memur ücretlerine hükümet tarafından verilen zam teklifi dolaylı olarak 30 milyon insanın hayatını etkileyecek ferahlamanın ve refahın kaynağı olacaktı buda olmadı. Zaten borçlu olan bu kesim düşük alım gücünde dolayı, piyasaya katkı veremeyecektir.
Öteyandan insanlar sahillerin, restorantların, otellerin AVMlerin doluluk oranından bahse de bilmektedir. 83milyom nüfuslu bir ülkede 15-20 milyon vatandaşın meydana getirdiği hareketlenmesi genele yaymak doğru olmasa gerek. Tüketim çılgınlığı, bankaların özendirdiği kredili yaşam ile ileriye dönük borçlanma anlayışı, insanımızın son 15yılda yaşam felsefesi olmuştur. Buda gerçekleri kamufule etmekte, gizlenen ama insanların iliklerine kadar hissettiği ekonomik buhran ise yaşamın ağır bir parçası halini almaktadır.. İşsizlik rakamları, kepenk indiren esnaf, gençlerde gelecek adına meydana gelen umutsuzluk, eğitimin içler acısı hali vs. bir sürü sorun çözüm beklemektedir. Mevcut iktidar ve partnerleri sorunları çözebilme becerisine sahip değillerdir. Çözümü de çareyi de millet aramalıdır.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Halil ÖZCAN
reklam
Yorum Yaz