Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%-1.02
BIST 1,329
%0.38
Dolar 7.84
%0.35
Euro 9.38
%0.38
Altın 451.26
REKLAM

TÜRKİYE İÇİN TARIMIN VE HAYVANCILIĞIN SORUNU, ÜLKENİN ASLİ SORUNUDUR

194 defa okundu kategorisinde, 26 Eki 2020 - 14:01 tarihinde yayınlandı
reklam

TÜRKİYE İÇİN TARIMIN VE HAYVANCILIĞIN SORUNU, ÜLKENİN ASLİ SORUNUDUR

Yüksek Uluslararası İlişkiler Uzmanı, Kentleşmede Risk Yönetimi Uzmanı, Veteriner Hekim TAMER YAKANER

Değerli ve değimli bir veteriner hekim meslektaşım, “‘İlmî ve millî tarım ile hayvancılık politikası, şarttır’ başlıklı yazıma yorum yollamış. Kendisinin samimi değerlendirmesini; hayırlara vesile olması dileklerimle, hayırlısı ile aynen naklediyorum : “Tarım politikası üretenlerin; akademik kariyer kadar ahır, ağıl ve tarladan haberdar olmaları gerekir. Yoksa iyi niyetli olarak geliştirilen projeler; ancak kaynakların heba olmasına, yetiştiricinin ve görevli kamu personelinin yıllarca boşa yorulmasına yol açar. Tarım Bakanlığı’ndan emekli biri olarak, Anadolu’da hayvancılıktaki erimeyi gördükçe gerçekten çok üzülüyorum. Aslında her sıkıntının bir çözümü var. Sadece özelde hayvancılık sektörünün, genelde ise tüm sektörlerin sahadaki durumunu iyi bilerek, doğru teşhis koyarak proje üretmek; lazım. Tribünlere oynayarak geliştirilen projeler faydadan çok ilgili sektörlere zarar veriyor. Yanlış teşhis ile doğru tedavi yapılamaz. Kamuda proje üretenlerin, sahasında çile çekmedi ise doğru teşhis imkânı çok zayıftır. Taşranın gerçekleri, Bakanlık koridorlarından çok farklı. 1998-99’lu yıllarda toptan kesimde 1,2 kg. et ile 1 çuval yem alınırken, şimdi 3 kg. et ile 1 çuval yem alınıyor. O zaman saman neredeyse bedava iken bugün tonu, 1000 liraya çıktı. Acaba hangi bürokratın bundan haberi var ? Köyler hızla boşalırken, aynı zamanda Türk-İslam kültürünün mayası da yok oluyor. Hangi bürokrat, tehlikenin farkında ? Devleti, milleti, bayrağı karşılıksız seven, toprakla haşır neşir olmuş nesilleri; ancak hatıralarda okuyabilecek gibiyiz. Mevla’m bugünümüzü aratmasın.”

Kıymetli ve liyakatli veteriner hekim meslektaşımın hakça değerlendirmesinde dediklerine katılmamak, her hâlde elde değildir. Elhak hak ve millet sevdası ile kalben kaleme aldığı değerlendirmesi, Türkiye’deki tarımın ve hayvancılığın problemleri ile önerilerini bütün çıplaklığıyla gözler önüne seriyor ve hâlihazırdaki sektörel realitenin röntgenini çekiyor.

Türkiye’de tarım ile hayvancılık sektörünün sorunlarının çözümsüz kalması; buna bağlı başka sektörlerde de çok sorun, menfi sonuç doğuruyor. Türkiye’deki tarımsal ve hayvansal gıda üretiminde, zirai ve hayvani yetiştiricilikte kördüğüm olan eski problemlere ilaveten baş gösteren yeni problemler; dökülen alın terinin hakkını alamayan, emeğinin değerini göremeyen kırsal bölgedeki insanları çarpık kentleşmenin kucağına, kentin varoşlarına, işçi olmak için diyarıgurbet yollarına, iş kuyruklarına, fakruzarurette yaşamaya, olumsuz ahval, şerait ile kötü ortamlara sürüklemektedir. Tarım ile hayvancılık sektörünün gitgide kangrenleşen dertlerinin sittinsene çözümsüz kalması, tezelden çözüme vardırılmaması; terörizmin paralı maşası olmaya insan arayan şer güçlerin de ekmeğine yağ sürmektedir.

Türkiye’de yaşanan sosyoekonomik sıkıntıların temelinde; tarımsal, hayvansal sorunların yarattığı meseleler yatmaktadır. Sektörel problemlerin çözümü amacında söz sahibi olan karar vericiler; bütün sektörün köylüsü kentlisi, çiftçisi, yetiştiricisi, tarlada ırgatı, bilim insanı ile, ezcümle tüm taraflarını bir araya getirerek, sektördeki sırf bir rant grubu yerine üreten ve tüketen herkesin, her kesimin yani milletin fikrini, menfaatini kale alan çözüm yollarını akledilip hayata geçirmelidir. Ülkede haksız rekabete dayanan piyasa düzenini onaran ve üretenin, milletin önünü açan, her hâlükârda tamamen ilmî ve millî politikalar; yapılmalıdır. Ve behemehâl derhâl milletin menfaatlerini baz alan dengeler, kurulmalıdır. “Çiftçinin karnını yarmışlar, kırk tane ‘gelecek yıl’ çıkmış.” denir hani; bugünden yarına çiftçinin, yetiştiricinin ürünü ile ümidi her afata karşı korunarak hem emekçinin, üretenin hem tüketenin, milletin yüzünü güldürmelidir. Global anamalın hedefi acze düşen, zayıf devlet yapısı yerine hep muktedir, müreffeh, güçlü devlet yapısı; yeniden sağlanmalıdır.

Ülke gerçeklerinden bihaber sırça köşkte, yüksek mevkide, dev gökdelende, sermayenin göbeğinde törende-şölende, kuş sütünden başka her şey var sofrada, hülasaten haktan ve halktan kopuk bakış açısıyla tarımın ve hayvancılığın meselelerini çözmeye yeltenmek; sadece dostlar alışverişte görsün diye, iş olsun diyedir. Çilesini çekmeye üşendiğiniz bir davanın, cennetine talip olamazsınız. Yurt çapında köylü kentli gerek üretici gerek tüketici yurttaşın, emekçilerin, sektörlerin derdini dinlemeden, çilesini bilmeden; ülkesel ölçekte yaşanan dertler hakkıyla bilinemez ve milletçe çekilen çileler de tez vakitte dindirilemez.

Türkiye için tarımın ve hayvancılığın sorunu, ülkenin asli sorunudur. Türkiye için hayati önemli sektörün sorunlarını çözmeden, ülkenin sorunlarını çözmenin mümkinâtı yoktur. Güçlü Türkiye için, partilerüstü “ilmî ve millî tarım ile hayvancılık politikası” zorunludur.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Tamer YAKANER
Yorum Yaz