Haber Nöbeti

Balikesir escortAydin escortMuğla escortKahramanmaraş escortYozgat escortGiresun escortDidim escortÇorum escortErzurum escortZonguldak escortSivas escortDüzce escortTokat escortOsmaniye escortKutahya escortMardin escortFethiye escortOrdu escortAlanya escortİstanbul masaj salonuAdana masaj salonuAydın masaj salonu

reklam

TRABZON VEYA ÜNİVERSİTELERİ ÜZERİNDEN YAPILAN ALGI OYUNLARI KABUL EDİLEMEZ.

TRABZON VEYA ÜNİVERSİTELERİ ÜZERİNDEN YAPILAN ALGI OYUNLARI KABUL EDİLEMEZ.
Kamuran TUNA( ktuna@habernobeti.com )
87 views
24 Nisan 2020 - 15:22

TRABZON VEYA ÜNİVERSİTELERİ ÜZERİNDEN YAPILAN ALGI OYUNLARI KABUL EDİLEMEZ.

Bilindiği üzere 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı münasebetiyle, Trabzon Üniversitesinde görevli personelin bayrak, poster asma işlemi esnasında yaptığı bir anlık dalgınlık sonucu, Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün posterinin ters şekilde asıldığı görülmüş, hatanın fark edilmesiyle de gerekli düzeltme yapılmıştır.

Kamuoyuna yansıyan bu talihsiz görüntü nedeniyle, sözü edilen Üniversite Rektörlüğünce yapılan duyuruda Kamuoyundan özür dilenerek, ilgili personel hakkında da gerekli soruşturmanın başlatıldığı belirtilmiştir.

Fakat ne hazindir ki, konuya matuf olayla ilgili sosyal medya hesapları üzerinden Trabzon ve Trabzonlulara yönelik adeta bir linç kampanyası başlatıldığı müşahede edilmektedir.

Öncelikle bilinmelidir ki, Türkiye’nin (T)’si ve ülkemin çimentosu niteliğindeki Trabzon halkı, milli ve manevi değerlerine bağlı olup, rüşdünü her saha da ispat etmiş bir Millettir!

Fatih’in fethettiği, Yavuz’un yönettiği ve Kanuni’nin doğup büyüdüğü şehzadeler şehri Trabzon, Sarptan-Kastamonu’ya uzanan coğrafya ’ya başkentlik yapmış, tarihi şanla dolu bir şehirdir.

Keza Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de “bana kalp gücü veren vatandaşlarımın ilk sırasında bulunan Trabzonluları asla unutmayacağım” dediği şehrin adıdır Trabzon!

Derin vadilerin dik yamaçlarındaki engin dağların, bulutlarla oynaştığı ve maviyle yeşilin kucağında vatan, ezan, bayrak aşkıyla hemhal olup, kaynaştığı bir Milletin adıdır Trabzon!

Çanakkale savaşında, tüfek boyundan küçük çocuklarını cepheye gönderen yürekli anaların diyarıdır Trabzon!

Gelibolu vadilerinde, Al Bayrağımıza kan, bizlere Vatan olan o yavruların Şahadet çığlığı ile devleşen ve Trabzon Lisesi’nin üç yıl süreyle mezun veremediği şehrin adıdır Trabzon!

Müteaddit defalar sızma girişimlerine rağmen, terör örgütlerine geçit vermemek uğruna, ömrünün baharında cesaret ve inanç dolu göğsünü kurşunlara siper eden Eren Bülbül’ün, güvenlik güçleriyle omuz omuza terörle çatışan vatandaşın ve Hadep’in parti binası açamadığı şehrin adıdır Trabzon!

Bu itibarla, doğruluğu ispata muhtaç münferit olayların mütemadiyen Trabzon’a mal edilmesi asla kabul edilemez.

Hemen her fırsatta Trabzon hassasiyeti üzerinden yapılmak istenen siyasi, ideolojik algı oyunları milli, manevi değerlerimizi zedelemekte ve toplumsal barışımıza halel getirmektedir ki,  istenen de zaten budur.

Konuya ilişkin bir parti il başkanımızın sosyal medya açıklamasına yaptığım müspet katkı nedeniyle, bazı çevreler şahsımı arayıp, “Üniversite bünyesinde sana ve arkadaşlarına yapılan haksızlıklar aleni şekilde ortada değil midir? “

“Bir zamanlar, Kamu-Sen çatısı altında yöneticilik yapınız diye, MHP sempatizanı olduğunuz gerekçesiyle, kurumsal kariyer hiyerarşisinde mütemadiyen önünüz kesilmedi mi? “

“Bu yönde kendinizi ispat için, size bazı zorunlu çabalar dayatılmadı mı?

“Birçok arkadaşına kıyımlar yapılarak, bazıları elem dolu duygularla emekliliğe mecbur bırakılmadı mı?”

“Bir dönem, Belediye Başkan Aday Adaylığı sürecinde adın geçtiği için,  ne İsa’ya, ne de Musa’ ya yaranamadığın bu takiyeci zihniyetin uzantılarını unuttun mu?”

“Bunları bildiğin halde, ahbap çavuş ilişkisinden ibaret aynı köyden iki kapı komşusu olup, biri şehrin doğusundaki KTÜ’de, diğeri ise batı yönündeki TRÜ’de pusu kurmuş avcı gibi konuşlanan bu riyakâr güruhu, senin gibi aydın bir insan niçin sahiplenir? “

“Üstelik kurumlardaki başarısızlıkları ve Devletin sunduğu imkânları, çoğu kere kendi hısım, akrabalarını kayırma, koruma ve atama lehine kullandıklarından bahisle, birçok defa yerel basına gündem olduklarını hiç mi duymadın?” şeklindeki ifadelerle şahsıma yönelik, sitem dozunu aşan esef dolu cümleler sarf edilmiştir.

Öncelikle altını çizerek belirtmek isterim ki, manevi ve Milli değerler mevzubahis olduğunda, benim açımdan şahısların değil, Ülkenin, Devletin ve Milletin bütünsel çıkarları esastır.  Hayatımın hiçbir safhasında gri çizgilerin yeri yoktur.

Bununla birlikte, hangi dünya görüşünü benimsemiş olursa olsun Devletine, Milletine, Bayrağına, gelenek ve inançlarına saygılı olup, marjinal uçlarda gezinmeyen dürüst kişilikli her birey, benim nazarımda takdire şayandır.

Ayrıca değer yargılarımız, kurumsal ve toplumsal aidiyetimiz ile inandığım doğruları, daima bireysel beklentilerin üstünde telakki etmek, şahsi nazarımda bütün makamsal değerlerin çok daha ötesindedir.

Eğer böyle olmasaydım, elbette ki mevcut kariyerimin fersah, fersah ilerisinde olacağımın ben de farkındayım.

Fakat birileri görmek istemese de, bugüne kadar elde ettiğim her başarı, kişisel mücadele ekseninde küllerinden yeniden doğan, bir var oluşun yazılmaya hasret romanı olduğunu hatırlatmak isterim.

Zira takdir edilir ki toplumsal kültürümüzde, sivrilmeye ve başarıya mütemayil bireylerin daima önü kesilmek istenir.

Böylece, o kişiyi görüp takdir etmesi muhtemel yetkiliden saklanması sağlandığı gibi, belki bir gün kendisinin dahi tahtını sallayacak güçlü bir rakip de ekarte edilmiş olunur.

Bunun dışında, keyfi kullanımlara müsait olmayan karakterlerin, kariyer basamaklarına vurulmuş ve anahtarı kayıp kilitlerin varlığı ile ruhlarını kıskançlık duygularına teslim etmiş insanların, şeytani hilelerini de unutmamak gerekir!

İşte tüm bunlara rağmen, nokta kadar kişisel çıkar uğruna, virgülden daha çok eğilmeyi ilke edinmiş omurgasızlardan olmadığımın bilinmesini isterim!

Ayrıca bir süre Kamu-Sen uhdesinde sendikal faaliyette bulunduğum için, ülkücülük damgasıyla yaftalanmış olmak bir hata ise, bilinmelidir ki bundan onur duyarım.

Zira bana göre, kişinin kendine özgü saygısından feragat edip, rızkı ve imkânı verecek olan manevi varlığı yok sayarak, beşeri varlıktan dilenmek suretiyle elde edilmiş bir kazanım,  temeli yumurta kabuklarından oluşan zemine inşa edilmiş ve bir gün mutlaka yıkılmaya mahkûm  sahte bir kuleden başka şey değildir. Bilmem anlatabildim mi?

Ayrıca bahse konu her iki rektörle de çalıma fırsatım oldu, bilhassa İlahiyat fakültesinin kuruluş yıllarında, o dönemin kurucu dekanı, bugünün TRÜ Rektörü’nün, tecrübeli personel arayışıyla, benden ve sözü edilen arkadaşlarımdan bizzat istediği destek kapsamında, anılan fakültenin kurulup, vücut bulmasına yaklaşık dört yıl süreyle fiilen katkı sunduk.

Sözünü ettiğiniz mağduriyetlere ve ilgililerce verdiği halde tutulmayan sözlere rağmen, emin olunuz ki ben ve arkadaşlarım, şahsi menfaatlerin beklentisiyle değil, bilakis Devlete hizmet aşkının tarifsiz gururu ve kutsiyetinin bilinciyle görev yaptık.

Hal böyle iken, yaşanan mağduriyet vurgusunu önceleyerek, tarafımızın tezyif ve tahrik edilmeye çalışılması, kanımca aklıselim, samimi bir düşüncenin tezahürü değildir.

Elbette birçok yönetici gibi, Üniversite yöneticilerinin de, muhtelif hususlara ilişkin haklı eleştirilere muhatap olacak yönleri bulunmaktadır.

Sendikal nedenler ya da başka her ne sebeple olursa olsun, şahsıma veya arkadaşlarıma yapılan haksızlıklar da, tabii ki bu minval dâhilindedir.

Ancak ne var ki sözü edilen hususlar, farklı bir konunun başlığını teşkil edecek unsurlarıdır. Belki de anlamakta zorlandığınız nokta tam da burasıdır!

Gerekli şartlar oluştuğunda, yasal mevzuat çerçevesinde gerek hukuk, gerekse basın yoluyla tüm arkadaşlarım, müktesep haklarını arayabilecek veya en azından yapılan yanlışları, Kamuoyu nezdinde paylaşabilecek yetkinliğe sahip bulundukları konusunda lütfen müsterih olunuz.

Benim savunduğum husus, Trabzon Üniversitesi üzerinden bir coğrafyanın töhmet altında tutulmasına yönelik tepkidir. Bilginize

 

Kamuran TUNA

Araştırmacı, Yazar, Şair

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir.