Haber Nöbeti

reklam

SİTELER CEMAATTEN MUAF MI?

SİTELER CEMAATTEN MUAF MI?
Muharrem YAKIN
Muharrem YAKIN( myakin@habernobeti.com )
72
02 Eylül 2019 - 11:43

SİTELER CEMAATTEN MUAF MI?
Muharrem YAKIN

Eskiden küçücük köylerimiz, hallice kasabalarımız ve pek büyük olmayan şehirlerimiz vardı. Savaş, yokluk, talan yaşanmış yıllar olmuş elbet. Ama geleneksel yapımız, komşuluklarımız pek yara almamış. Sonra köyden şehire, memleketten Almanya’ya göçler başladı usul usul. Sonra hızlandı bu taşınmalar. Köyler boşaldı. Şehirler köykent haline geldi ya da devasa köyler. Şehire taşınanlar, köylerine benzer mahalleler kurdular şehirlerde. Camisi, çeşmesi, kahvehanesi oldu bu yeni mekânların da. Düğünü köydeki gibi yaptı. Köyündeki adetleri yaşattı, yaşatmaya çalıştı. Düğündeki havalar onu köyüne taşıdı aradaki mesafelere bakmadan. Derken yığılmalar arttı şehirde; köykent, çarpık kent olmaya başladı. Olayın buralara uzanacağı belliydi başından. Yerel yönetimler, oylarını aldılar, karşılığında çarpık kenti hibe ettiler onlara. Bu acibe görünümü adlandırmak zordu. Çarpıklığı anlatmak için çarpık kent, belki söylenebilirdi ama bu garip oluşum ne köye benziyordu, ne kente.
Samiha Ayverdi, Cumhuriyet dönemi yazarlarımızdan. Onun eski İstanbul’u anlatan betimlemeleri ne kadar etkileyici. Onun eski İstanbul’u anlatan yazılarını okurken kendinizi adeta cennetten bir köşede hissediyorsunuz. O, sonraki tahribatı da anlatıyor, anlatıyor.. O satırları okurken; artık bir daha bu kadar tahribat olmaz, diye düşünüyorsunuz. Ama zaman içinde görüyorsunuz ki; bu, safça bir düşünce. Çünkü baktığınız zaman; belki çok daha fazlası, daha sonraları olmuş; görüyorsunuz.
Depremler ve görünüm kirliliği; kentsel dönüşüm fikrinin doğmasına zemin hazırladı. Kentsel dönüşüm fikri zaman içinde gelişti ve genel kabul gördü. Şimdi şehirlerde ve büyükşehirlerde kentsel dönüşüm çalışmaları yapılıyor harıl harıl.
Kentsel dönüşümde çağın getirdiği sorunlar ve ihtiyaçlar göz önünde tutuluyor elbette ama rant çağının dürtüsü birincil öncelik olabiliyor. Kentsel planlama yapılırken Müslüman Türk Milletinin kültürel ve sosyal dokusunun yeterince dikkate alınmadığını söylemek bir abartı olmaz. Bunun pek çok yansımaları vardır. Kentsel dönüşüm ya da oluşumda iş yapan pek çok “muhafazakâr” yüklenici firma; yapı, site ya da bloklara antik Yunan mitolojisinin adını vermekte sakınca görmemiştir. Bunda sakınca görmeyen girişimlerin başka konuları yeterince ciddiye almasını beklemenin fazla iyimserlik olacağı açıktır.
Yer ile yeksan olmayan kadim yerleşim yerlerinde küçük mahallelerin küçük mescitlerinin olduğunu görüyoruz. Hemen her sokakta bir mescit görmek mümkün. Evler yanyana, sırt sırta. Her ev mahrem, her mahalle sırdaş. Herkes birbirini tanıyor. Birisi yere düşse, ayağı kaysa ya da sersemlese herkes onu ayağa kaldırmak için seferber oluyor. Her yaşlı büyük, her küçük evlat. Ayrım gayrım yok. Mahalle dayanışması var; baskısı değil. Mahalleye ya da mahalleliye birinin yan bakması mümkün değil. Her mahalle camdan bir fanus. Mahalle baskısı hikayesi, bu cam fanusu kırmak, mahalleye dadanmak için uydurulmuş bir hikayeden başkası değildir. Şimdi o baskıyla birlikte mahalleyi de kaybettik, kaybediyoruz. Dün, mahallede düşünülmesi mümkün olmayan şeyler, bugün gündem olmuş durumdadır.
Şimdi modern semtler var. Sitelerde hemen her şey düşünülmüş; havuzlar, otoparklar, çocuk oyun alanları, spor kopleksleri, yürüyüş parkurları… Yeni semte yeni ve modern camiler de inşa edilmiş. Ama camiler mahzun, gerçek. Çünkü her site yarı açık. Camiye gitmek için epeyi bir efor sarfetmek gerek. Camiye gidip gelmek, öteki mahalleye gidip gelmek kadar “meşakkatli”. Etrafında yüzlerce, binlerce konut, daire bulunan camiler şimdi mahzun. Konutu bırakın, site sayısı kadar cemaat yok.
İnsan, modern semtlerin camilerini görünce kendi kendine sormadan edemiyor: Siteler cemaatten muaf mı?

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir.