Haber Nöbeti

organik hitfilm izlemarmaris tekne turları

reklam

SHOW HEP SHOW VE İNADIM İNAT

SHOW HEP SHOW VE İNADIM İNAT
Mustafa GÖKTEKİN
Mustafa GÖKTEKİN( mgoktekin@habernobeti.com )
41 views
03 Ocak 2020 - 12:24

SHOW HEP SHOW VE İNADIM İNAT

MİLLİ OTOMOBİL 1999-2019
Nihayet Türkiye milli otomobilinin prototiplerini vatandaşlarla paylaştı. Allah’tan dileğimiz tamamına erdirir. Milletimizle birlikte milli otomobilin Türkiye yollarına çıktığını görür ve seviniriz.
Yerli Otomobil Show’unda yer yerinden oynadı. Sanırsınız fabrikalar bitmiş ve yerli otomobillerimiz banttan inip alıcıları ile buluşmuş!
Türkiye bu filmi daha öncede görmüştük bilmem hatırlayanlar olur mu? Jet Fadıl lakaplı Fadıl Akgündüz 1999’da; ““Türkiye’nin ilk milli Otomobili” ”İmza 2002’de dünya yollarında” sloganı ile ülkeye reklam edilmişti.
O günleri hatırlayanlar İmza otomobilinin prototipinin imal yerinin İtalya olduğunu bilirler Erdoğan’ın sunduğu Devrin otomobili de yine İmza’nın ilan edildiği gibi iki sene sonra hayata geçeceği söyleniyor ve prototipler yine İtalya’da… Hikâye ne kadarda bir birine benziyor. İnşallah sonu birbirine benzemez. Dilerim Allah’tan benzemez.
İki sene sonra yollara çıkması beklenen otomobilin iki sene önce reklamını yapmak ve “Doğmamış çocuğa hulle biçmek!” Sebep ne olabilir? Sayın Cumhurbaşkanı vatandaşa ne demek istiyor acaba?

KANAL İSTANBUL İNADI
Tek Otomobil değil elbette reklamı yapılan; Kanal İstanbul’umuz var, Libya’ya asker göndermemiz var, Akdeniz de petrol arama gemilerimizin pozisyonu nedir kamuoyunun yeterli bilgisi var mı? Kıbrıs’ta neler oluyor bilen var mı? Barış Pınarı harekatı için Savunma bakanı Sayın Akar; ABD ve Rusya’nın sözlerini tutmasını bekliyoruz.” Dedi. Daha ne kadar bekleyeceğiz. İdlip’te sınırımıza gelen mülteciler 80 bini çoktan aştı; daha ne kadar gelecek bilen var mı?
Bu kadar sorun var. Mülteciler için ve harekatlar için bütçeden ne kadar harcadığımız ve harcayacağımız belli bile değilken; Sayın Cumhurbaşkanı sözüm ona karşı çıkanlara “ çatlasanız da, patlasanız da yapacağız.” a benzer ifadeler kullanıyor. Hatta “Gerekirse milli bütçeden yaparız.” diyor. Kanal İstanbul’un maliyetinin 75 milyar liralar da olduğundan bahsediliyor. Birileri 25 milyar olduğunu söylüyor. Kaça mal olursa olsun önemli olan olması gerekli mi gerekli değil mi? Olması birinci önceliğimiz mi başka birinci önceliklerimiz var mı?
Yapılacak işin öncelikle bilim adamlarından oluşacak bir heyet tarafından incelenmesi ve yapılıp yapılmaması için gerekli fizibilitelerin, karının ve zararının hesaplanması gerekmez mi? Birinin 1993 yılında yazdığı bir yazı ve yaptığı bir hayalin hayata geçirilmesi ve o hayalin Sayın Erdoğan’ında hayalinin olması kafi mi? Sonra harcayacağınız para kimin parası? Harap edeceğiniz veya imar edeceğiniz toprak kimin toprağı?

İLİM ADAMLARI TARTIŞMALI
Kanal İstanbul Projesinin öncelikle taraftar olan veya karşı olan bütün ilim adamlarının görüş ve çalışmalarını tartışıp kârın ve zararın yan yana koyularak hesaplanmasından sonra ve önceliğimiz ise yapılması için gerekli kaynakların ayrılarak veya bulunarak yapılmasına veya yapılmamasına karar verilmesi gerekir. Üstelik yap-işlet-devret sisteminin bu güne kadar karlı bir sistem olmadığı, bütçeye ek yükler getirdiği, astarının yüzünden pahalıya geldiği görüldü. En azından bizim için karlı olmadığı yapılan eserlerde görülmüştür. Onun için yapılması gerekirse bile milli kaynaklarlarla yapılması gerekir.

LİBYA’YA TEZKERESİ
Libya Milli Mutabakat Hükümeti ile Akdeniz’de yapılan anlaşma yüreklerime su serpti elbette. Gurur duyduk. Arkasından Türkiye’nin Libya’ya acilen asker göndermesi meselesi çıkınca sevincimiz biraz buruklaştı ve endişelendik. Kaddafi’nin iktidardan indirilerek feci bir şekilde öldürülmesi aklımıza geldi. O günlerde Sayın Erdoğan’ın tavrı ve sözleri bilahare politikaları gözümüzün önünden film şeridi gibi geçti.
“NATO’nun Libya’da işi ne?” Sözü kime ait? Sonrasında NATO adına Libya’yı bombalayan savaş uçaklarının içinde bizim savaş uçaklarımızda olmadı mı? Şu anda Libya’nın kaçta kaçı Ulusal Hükümetin haçta kaçı Halife Hafter’in elinde? Hafteri kimler destekliyor? Trablus hükümetini kimler destekliyor? Türk askeri Libya’ya gittiğinde neyle karşı karşıya kalacak? Savaşacak mı? Her hangi bir saldırı olursa nasıl cevap verecek? Mehmetçik için görev tamam, onlar ne görev verilirse yapmaya hazırlar ve yapıyorlar; yaptıkları her Allah’ın günü gelen şehit haberleri ortaya koyuyor. Lakin Mehmetçiği istenildiği zaman harcanabilir görmek hem şık değil hem de yazık.
Libya’da ülkenin çok büyük çoğunluğunu Halife Hafter isimli ABD vatandaşı kontrol ediyor. 30.bin askeri, uçakları ve silahları var. Halen Milli hükümetin başkentine 8 Km yakınında. Enteresandır arkasında paralı Rus birlikleri var, Fransa var, Mısır, BAE ve daha bilmem kaç ülke var. Bizim desteklediğimiz Hükümet ise bir akşam boyunca internetten aradım; elinde asker ve silah olduğuna dair yeterli bir bilgi yok. İster istemez aklıma gelen “Biz bu hükümetin paralı askeri mi olacağız? Sorusu geldi. İnşaallah öyle değildir.
Sayın Erdoğan’ın meclise gönderdiği tezkerede; bütün yetkilerin Erdoğan’a ait olması, meclisin ilerisi içinde dışlanması ve muğlâk ifadelerin bulunması ve meclisin bu kadar acele olarak toplantıya çağırılıp, tezkerenin çıkarılmak istenmesi midemizi bulandırmadı desek yalan olur.

GEREKLİYSE…
Bütün bunlardan sonra Hükümet Niye milli otomobil yapıyor demiyor neden prototipler üzerinden bu kadar reklam yaptı, “Doğmamış çocuğa hulle biçti.” Diyoruz Bu kadar masrafa ve reklama ne gerek vardı diyoruz.
Kanal İstanbul için gerekliyse “yapılmasın” demiyoruz gerekliyse yapılsın ama bilim adamları tarafından milletin gözü önünde tartışılsın gerekliyse ve öncelik ise milli bütçeden ve devlet kendisi yapsın diyoruz.
Libya’ya asker göndermek illaki gerekliyse, şartlar Türkiye’yi Mağrip’te bir batağın içine çekmeyecekse, ülkemiz, Mehmetçiğimiz zarar görmeyecekse, milletimizin, ülkemizin faydasına olduğu; TBMM ve Ordunun üst kademeleri ile konuşulup tartışılmışsa faydalı olacaksa gitsin. Libya’da çirkin bir batağa saplanıp kalmayacaksa gitsin. Lakin millet neden gittiği bilsin; bir inat uğruna vatanın evladı Libya çöllerinde ziyan olmasın.
Dediğimiz söylediğimiz budur. Devlet adama Show yapmaz, inat yapmaz, kendinden ve iktidarından çok milletini ülkesini ve askerini düşünür. Bu işlerin veballi olduğunu bilir. Mümkün olduğunca vebalden kaçınır. Dost acı söyler.

Mustafa Göktekin

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir.