Haber Nöbeti

Balikesir escortAydin escortMuğla escortKahramanmaraş escortYozgat escortGiresun escortDidim escortÇorum escortErzurum escortZonguldak escortSivas escortDüzce escortTokat escortOsmaniye escortKutahya escortMardin escortFethiye escortOrdu escortAlanya escortİstanbul masaj salonuAdana masaj salonuAydın masaj salonu

reklam

MEKTUP YAZDIM HASAN’A ,HA HASAN’A ,HA SANA

MEKTUP YAZDIM HASAN’A ,HA HASAN’A ,HA SANA
Serap UYSAL
Serap UYSAL( suysal@habernobeti.com )
1961 Adana doğumlu. 1981 de Kur'an Kursu öğretmeni olarak göreve başladı. AUAOF SOSYAL BILIMLER mezunu. 2007'de emekli oldu. 4 çocuk annesi. Yayınlanmış iki kitabı var.
153 views
05 Haziran 2020 - 5:47

YIL 1932 .NİSAN ayının güzel bir gününde fertlerinin hemen hepsi şair olan Karakoç ailesine ilerde şiirleriyle Müslüman Türk’ün sözünü çekinmeden haykıracak bir yiğit evladı dünyaya geldi .
Şiir merakı ailesinin de etkisiyle olmalı ki küçük yaşlarda başlayan ABDDÜRRAHİM KARAKOÇ üstad ilk şiirlerini beğenmez ve yakar .
Bir dizi şiirini 1958 yılından itibaren yazdıklarını ise “HASAN’A MEKTUPLAR” ismi ile 1964 yılında okuruyla buluşturur .
Hayatını belediyede memur olarak devam ettiren şairimiz 1981 de emekli olur .
Şiirlerinde milli ve dini şuur veren temaların yanında hiciv de göze çarpar .
Haksızlıklara kalemiyle karşı koyar .
Kaleminin gücünden korkanlarca otuz defa mahkemeye verildiğini söyleyen Karakoç üstad avukat tutmaya gerek görmediği tüm bu davalardan berat eder .
Emekli olduktan birkaç yılsonra gazetecilik yapar .BÜYÜK BİRLİK PARTİSİ kurucuları arasında yer alsa da daha sonra siyaseti bırakır .
AyrılıK sebebini soranlara cevabı ise :
-“Allah rızası için girdim ,Allah rızası için de ayrıldım !”cevabını verir .
2012 yılında ciğerlerindeki enfeksiyon nedeniyle yattığı hastanede 7 haziran günü Hakk’ın rahmetine kavuşur .
Ankara’da defnedilir .
Eserleri yayın yıllarına göre şöyle sıralanır :
Şiirleri
Mihriban (1960)
Hasan’a Mektuplar (1965)
Eli Kulakta (1969)
Vur Emri (1973)
Kan Yazısı (1978)
Suları Islatamadım (1983)
Beşinci Mevsim (1985)
Dosta Doğru, Akıl Karaya Vurdu (1994)
Yasaklı Rüyalar (2000)
Gökçekimi (2000)
Gerdanlık – I (2000)
Gerdanlık – II (2002)
Parmak İzi (2002)
Yağmur Yerden Yağar (2002)
Anadolu’da Bahar (2007)
Denemeleri
Düşünce Yazıları (1990)
Kendi dilinden kendi tarifi…
KENDİ DİLİNDEN ABDÜRRAHİM KARAKOÇ
‘Ebedî kudretin tek sahibinden alınan emir üzerine 7 Nisan 1932 tarihinde dünyaya gelmişim. Çocukluğum şöyle-böyle geçti. Kıt imkânlara, kıtlık yıllarına rağmen hâlâ o günleri özlerim. Birçok kimseye o yılları anlatsam, ‘Özlenecek neresi var? ‘ diyebilirler, amma ben hep çocukluk yıllarımı sevdim. Şiir yazmaya küçük yaşlarda başladım. Zaten bizim oralarda her genç şiir yazar. Bu tutku başka bir meşgalenin veya işin olmayışından kaynaklanıyor gibime geliyor. Ben de avareydim, boşluğumu şiirle doldurmaya çalıstım. Benimle şiire başlayanlar yalnızlıktan, yardımsızlıktan dökülüp gittiler.

Bana gelince: Sağolsunlar, iktidarların ve muhalefetin irikıyım politikacıları, ihtilal cuntacıları, ‘bilimsel’ cüppeliler, entellektüel züppeler, millî soyguncular, sosyete parazitleri, sermaye sülükleri, zulüm-işkence makineleri, adalet katleden hukukçular, dalkavuklar, üçkağıtçılar v.s. hep bana yardımcı oldular. Şiir malzememi veren onlar, öfkemi bileyen onlar oldular. Yardımlarını inkâr etmiyorum, fakat teşekkür de etmiyorum. Dinsizlerin değil, din düşmanlarının, yani İslâm düşmanlarının da az yardımı olmadı. Bir bakıma dinî duygularımın kuvvetlenmesine vesile oldular. En uygun zamanda yaşadığıma inanıyorum. Yardımcılarım (!) var oldukları sürece yazmaya devam edeceğim. Allah (cc) kısmet ederse…

KENDİSİNİ BÖYLE ANLATMIŞ ŞAİR
Sen bizim köyleri görmedin ki hiç,
Yolları toz, çamur, evleri kerpiç.
O kirli kabukta, o en temiz iç;
Hele bir yakından bakılsın da gör.

Anlamaz, bilmezsin sen bizim halkı,
Sevgiyi bulasın, yakına gel ki…
Kalıplar gerçeği göstermez belki
Gönül perdeleri sökülsün de gör.

(Dosta Doğru)

İnsan bu mısralarda sanki Anadolu’yu görüyor .Anadolu insanı bu kadar mı güzel anlatılır .Bu dizeler bize şu mısraları çağrıştırıverdi :
“HARABAT EHLİNE HOR BAKMA ŞAKİR ,
DEFİNEYE MALİK VİRANELER VAR !
Anadolu’m insanı da bir define .
Biz de o define sandığının üzerine oturmuş define arayan şaşkınlar gibi değil miyiz ?
*
Şu şiiri bilmeyen var mıdır ?
Uzun yıllar bu dizeleri şahsen çok okuduk ama şairinin rahmetli Karakoç olduğunu bilmeden .

Gölgesinde otur amma
Yaprak senden incinmesin.
Temizlen de gir mezara
Toprak senden incinmesin
*
Kur’an Kursunda görevli olduğumuz yıllarda ne çok söylenirdi bu marş .Heyecanla ,şevkle .

Hatırlıyor musunuz sizler ?
Sanki bu marş şimdilerde garip kaldı .
ÖĞRENCİLİĞİMİZ YILLARINDAN
Bir tesettürlü hanım görsek kalbimiz heyecanla dolar hemen selam verirdik tanımasak da .
O yıllarda tesettür ve Kuran Kursları daha yeni yeni açılıyor ,İmam Hatipler kız öğrencileri yeni kaydediyordu .
Ben şahsen liseyi bitirdikten sonra İmam Hatipler kız öğrenci almaya başlamaıştı . o yıllara yetiemediğim için çok üzülürdüm .
Şimdi İmam Hatipler ,Kuran Kursları adım başı ,
İlahiyat Fakülteleri bir çok ilde .
Ama insanımız birbirini tanısa da selamlaşmak bile zül geliyor sanki .
Başını çevirip geçiyor işi acil ya .Selam verirse vakti boşa gidecek .
Hak yol İSLAM günümüzde bölük pörçük hale geldi .
Herkes ayrı bir yol tutturdu .
BİRLİK OLMAYAN YERDE DİRLİK OLUR MU ?
GENE DE ÜMİDİMİZİN BİTTİĞİ YERDE BİZ O GÜZELİM ŞİİRLE ÜMİTLENELİM YİNE DE

Kör dünyanın göbeğine
Hak yol İslâm yazacağız.
Kuşların gözbebeğine
Hak yol İslâm yazacağız.

VE YORGUN SAVAŞCININ ŞU DİZELERİ
Ya Rab bu hasrete can dayanmıyor;
Zaman kısa, ben yorgunum, yol uzun.
Her adımda bir engel var, salmıyor,
Zaman kısa, ben yorgunum, yol uzun.

Hiç biriniz telaş etmesin boşa
Doyacak gözünüz toprağa taşa
Beni inancımla koyun baş başa
Topyekûn dünyayı size bıraktım.

VE UNUTULMAYAN ,UNUTAMADIĞIMIZ ,BESTELENEN MİHRİBAN ŞİİRİ

Yâr deyince kalem elden düşüyor .
Gözlerim görmüyor aklım şaşıyor
Lambada titreyen alev üşüyor
Aşk kâğıda yazılmıyor Mihriban”

dörtlüğünün de yer aldığı “Mihriban ” şiiri türkü olarak, MUSA EROĞLU tarafından bestelenince dudaklardan düşmeyen bir türkü oldu .
Rahmetli Karakoç ,şiirlerinde milli ve dini duyguları çok güzel işlerken ,bazı yaralarımıza da parmak basmış .
Yeni idrak ettiğimiz RAMAZAN BAYRAMIMIZDA aşağıdaki “BAYRAM ŞİİR’ini ararken bir de hayatına baktım Karakoç üstadın .
Onu tanımak için bulduğum bir çok yazı ve şiirleriniden bir çoğunu da okudum .
Ölüm yıldönümünüN 7 Haziran olduğunu okuyUnca bu yazıyı da yazmak istedim .
BAYRAMLAR BAYRAM OLA
Her zaman ve zeminde bayramların bayram gibi kutlanmadığı ,kutllanamadığı zamanlar mutlaka vardır .
Bu sene de Korona salgını yüzünden kimbilir kimler aşağıdaki şiirdeki gibi bir bayram geçirmiştir .
Hiç de az değildir herhalde .
Bayramlarımızın bayram gibi olmasını ,hayatın bayram olmasını görmek nasip olsun diyerek şiiri bir kez daha okuyup üstadı rahmetle yadededilim .

Güneş yükselmeden kuşluk yerine
Bir adam camiden döndü evine
Oturdu sessizce yer minderine

Kızı “Bayram” dedi, yalın ayaklı
Adam “Bayram” dedi, tam ağlamaklı…

Eli öpüldükçe içi burkuldu
Konuşmak istedi, dili tutuldu
Güç belâ ağzından bir “off! ” kurtuldu

Oğlu “Bayram” dedi, sırtı yamalı
Adam “he ya” dedi, gözü kapalı…

Düşündü kış yakın, evde odun yok
Tenekede yağ yok, çuvalda un yok
Yok yoka karışmış; tuz yok, sabun yok

Avrat “Bayram” dedi, eğdi başını
Adam “evet” dedi, sıktı dişini…

Çalışsa ne iş var, ne cepte para
Dağ oldu içinde büyüyen yara
Dikti gözlerini karşı duvara

Takvim “Bayram” dedi, silindi yazı
Adam “öyle” dedi, bağrında sızı…

Döndürse yönünü herhangi dosta
Yaralı, gariban, dul, yetim, hasta
Yıllar, aylar, günler erirken yasta

Yer-gök “Bayram” dedi, ağzını açtı
Adam “Bayram” dedi, evinden kaçtı!..

*
VE EN MEŞHUR ŞİİRLER DEMETİ
MEKTUP YAZDIM HASANA
ŞAİR MEKTUP YAZDIĞINI SÖYLÜYOR ONLARCA ŞİİRİNDE
Bu şirler Ha HASAN’a yazılmış ha bize ,farketmez ama ,
“Sana yazdım bu şiiri üstüne al!”dense dahi üstüne alan pek yok gibi .
Okuyalım mı şairimiz ne demiş ?

Çok oku, çok düşün, çok şeyler anla,
Aha bu mektubu alınca Hasan.
Manalar iplikten incedir amma,
Kelimeler biraz kalınca Hasan.
*
Gittikçe her yüke alışıyoruz.
Ağlanacak yerde gülüşüyoruz.
Gönüllü gönülsüz çalışıyoruz;
Emek bizim amma, iş bizim değil.
*
İşte böyle… Malûm ola hâlimiz
Naçar, böğrümüze düştü elimiz
Güven duyduğumuz her güzelimiz
Bizlere bir kefen biçti be Hasan.

*
Derler ki: Siz susun biz söyleyelim;
Hep biz yönetelim, hep biz yiyelim.
Artık bu oyuna hayır diyelim
Biz sustukça onlar, ‘korkak’ diyorlar…

DÖRTLÜKLER 22 HASAN’A YAZILMIŞ ŞİİRİNDEN ŞECİLDİ .
SÖZ GÜZEL ,MESAJ BELLİ ,MESAJLAR ALACAK KİŞİLERİ BEKLİYOR .

MADDİ İMKANSIZLIKLAR nedeniyle ancak ilkokulu bitiren bir şair ve verilen mesaj “DEFİNEYE MALİK VİRANELER VAR 1″sözünü çağrıştırdı bende.
Allah rahmet eylesin .
AYNI GÜN VEFAT EDEN ONDAN YILLAR ÖNCE HAKK’A KAVUŞAN CAHİT ZARİFOĞLU ÜSTADIDA RAHMETLE ANIYORUZ .
HAYIRLI CUMALAR DİLEĞİ İLE
SERAP UYSAL

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir.