Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%-1.02
BIST 1,329
%0.38
Dolar 7.84
%0.35
Euro 9.38
%0.38
Altın 451.26
REKLAM

“İLMÎ VE MİLLÎ TARIM İLE HAYVANCILIK POLİTİKASI”, ŞARTTIR

142 defa okundu kategorisinde, 25 Eki 2020 - 14:06 tarihinde yayınlandı
reklam

“İLMÎ VE MİLLÎ TARIM İLE HAYVANCILIK POLİTİKASI”, ŞARTTIR

Yüksek Uluslararası İlişkiler Uzmanı, Kentleşmede Risk Yönetimi Uzmanı, Veteriner Hekim TAMER YAKANER

Türkiye, Allah vergisi coğrafi vaziyeti ile iklim keyfiyeti yönünden her hâlükârda en müsmir topraklara haizdir. Bu yönüyle Türkiye; her hâlde tarım ile hayvancılık açısından envaitürlü verimli ürün almaya müsait, fevkalade güzel doğaya ve doğal ortama sahiptir. Demem o ki; deniz, ırmak, göl, yer altı suyu vesaire yer üstü ve yer altı su kaynakları ile mümbit toprakları sayesinde Türkiye; behemehâl öz bağrında tarım ve hayvancılık ile gıda dalında cidden zengin bir doğal potansiyel güce sahip devlet olarak dünya ölçeğinde asla yadsınamaz dev bir üretim gücünü elinde taşır.

Ne var ki Türkiye, dünyada ve hatta yurtta hâlihazırda tarım ve hayvancılık ile gıda cihetinden hamil olduğu üretim erkine her nasılsa erişebilmiş de değildir. Türkiye; verimli topraklarının üstünde taşıdığı yani elinde bulundurduğu kendine has tarım ve hayvancılık ile gıda zenginliğine kıyasen bugünkü günde hâlen tam kapasitede, üst kalitede çalışan bir “üreten-üretken ülke” olmayı başarabilmiş değildir. Türkiye; Allah’tan verimkâr toprakları ve çalışkan insan kaynakları ile doğru orantılı dünya çapında “tarım ve hayvancılık ile gıda devi” olması lazımken, aksine idareimaslahat politikaları yüzünden sığasından umulan atılım ile kalkınma yolunda dev adımları atmakta geç kalmıştır. Üretici ülkelere nispeten Türkiye’nin zirai ve hayvani besin üretimi, ülkesel sığasına göre devede kulak gibi kalır. Devletin; kâfi sığası varken tarımsal, hayvansal ithalatı ihracatından fazla olursa iptida iktisaden iflası yakındır.

Tarım ve hayvancılık ile gıda sektöründe yaşanan problemleri, önerileri, talepleri yerli yerinde değerlendirmek, yönetişim kültürü ile çözüme eriştirmek hedefinde; sektörün a’dan z’ye kadar külli sorunlarını ve çözüm yollarını etraflıca mercek altına almak ve kamu sektörü tüm yönleriyle, bütün çıplaklığıyla masaya yatırmak iktizadır. Bu hedefte, tarım ile hayvancılık sektöründe istenilen gönenci sağlamak ereğinde; en başta çiftçi, hayvan yetiştiricisi köylü kentli yurttaşlar, sivil toplum kuruluşları, üniversiteler olmak koşuluyla sektör ile ilgili kimselerin, kesimlerin, kamu kurum ve kuruluş mümessillerinin katıldığı, ortamda hiçbir sınıf, mevki, makam iltiması da olmadan yani cidden katılımcılıkla, ortak akılla yani hayırlısı ile beyin fırtınası yaratarak sektörel çalışmaların, çalıştayların, toplantıların yapılması illaki lazımdır. Bittabi tarım ve hayvancılık ile gıda dalında sektörel faaliyetlerin disiplinli, planlı, başarılı yürütülmesi için; behemehâl devlet eliyle ülke gerçekleri ile menfaatlerine göre partilerüstü şekillenen, tamamen millî ve ilmî temel üstünde yükselen, hülasa esaslı bir “ulusal tarım ve hayvancılık ile gıda politikası” olmazsa olmaz ön şarttır.

Türkiye’de tarım ile hayvancılık sektörü, yaşamsal önemli sektördür. Türkiye için tarım ile hayvancılık sektörü, ülkesel sosyoekonomik dengelerin muhafazasında ve ülkesel kalkınmanın sağlanmasında liste başı olan ve en hayati sektördür. Bundan tarım ve hayvancılık sektörü; her hâlükârda ulusal strateji dâhilindeki uzun vadeli, dengeli, günlük siyasi tasalardan ari, ilmî verilerin ışığı altında, sektörün omurgası hükmündeki üreticilerin, teşekküllerin, örgütlerin tavsiyelerinin kale alındığı vâsi yelpazeli, geniş tabanlı konsensüs içerisinde yapılacak politikalar bağlamında yani “ilmî ve millî tarım ile hayvancılık politikası” çerçevesinde yönetilmesi önem arz eden sektördür. Türkiye’de sektörel -tarımsal, hayvansal- dertlerin büyük bölümü, kısa vadede mucizevi izlemle aşılabilir değildir. Ancak sektörel sorunların kısa/uzun vadeli çözümünde, kördüğümlerin çözülmesinde; belkemiği “her şey millet ve insan için” olan “millî devlet” izanlı izlem üzere sektördeki dengelerin, değişkenliklerin kale alınması ve ülkesel realitede üretici çıkarlarının göz ardı edilmemesi ıztırardır.

Tarım ile hayvancılık sektörünün sorunları; sırça köşklerden, makam odalarından bakılarak değil de üreticilerin köyünden, tarlasından, bağ bahçesinden, mahsulünü satmak için çıktığı çarşı pazardan, beklediği halden bakılır ise ancak halkça, hakça çözülebilir. Milletçe gönendiren, dev atılım ile kalkınma hamlelerini yapmak için, kudretli, müreffeh Türkiye için; “ilmî ve millî tarım ile hayvancılık politikası” şarttır.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Tamer YAKANER
Yorum Yaz