Haber Nöbeti

reklam

FIRAT’IN DOĞUSU VE TÜRKİYE NEYLE KARŞI KARŞIYA?

FIRAT’IN DOĞUSU VE TÜRKİYE NEYLE KARŞI KARŞIYA?
Mustafa GÖKTEKİN
Mustafa GÖKTEKİN( mgoktekin@habernobeti.com )
109
08 Ekim 2019 - 13:45

FIRAT’IN DOĞUSU VE TÜRKİYE NEYLE KARŞI KARŞIYA?

HAREKÂTIN ELİ KULAĞINDA!
İki senedir; “Bir sabah ansızın gelebilirim.” Diyerek geldik ve nihayet harekât kapıya geldi dayandı. Allah(CC) Mehmetçiğimize güç kudret versin. İmanını kavileştirsin ve zaferler ihsan eylesin. Lakin Mehmetçiğin ve Milletimizin işinin zor olduğu göz ardı edilemez bir gerçek.
Biz iki senedir bölgemizde çözüm olmasını beklerken bölgeden çekilmesini istediğimiz, bölgenin demografik yapısını değiştiren ABD tarafından bölgeye yerleştirilen ve eğitilen güçler; ağır silahlar başta olmak üzere her türlü silahla silahlandırıldı ve tabir yerinde olursa siperlerini tahkim etti ve eğitildi.
ABD yeterli silah ve mühimmat desteğini ve düşman güçlere yeterli eğitimi verdiğini düşünüyor olmalı ki, bölgeden çekileceğini söylüyor. Üstelik bölgede özel kuvvetlerinin olduğunu ve bunların zarar görmemesi gerektiğini sıkı sıkıya tembih ediyor.

ABAD’NİN ORTAKLARI KİM?
“Bizim bölgede ortaklarımız var, onların zarar görmemesine dikkat edin.” Diyor. Bu ortakların kimler olduğundan kamuoyunun bilgisi yok. Bu güçler kim ve Türkiye bu güçlerle ilgili ABD’ye her hangi bir söz verdimi? Bizim bölgede düşman kabul edeceğimiz kimler, dost kabul edeceğimiz kimler?
Bölgedeki askerlerini gerilere çekmeye başlayan Amerika, bundan böyle bölgede bıraktığı ve nerede olduğunu bildirdiği DEAŞ militanlarından da Türkiye’nin sorumlu olacağını söyleyerek açık seçik olarak bize görev veriyor. Bahsi geçen DEAŞ militanlarının PYD-YPG’nin cezaevlerinde tuttuğu DEAŞ’lılar olmalı. PKK/PYD bunları serbest bırakırsa bunların hesabını biz vereceğiz öyle mi?
Yani Bölgede hem ülkemizin bölünüp parçalanmasını isteyen güçleri tahkim edeceksiniz, eğiteceksiniz, katil teşkilat olan özel birlik Blackwather’ı ve paralı askerlerinizi bırakacaksınız onlar eğitip donatmaya devam edecekler ve onların zarar görmemesi için Türkiye’yi tehdit edeceksiniz.
Ayrıca bizim bilmediğimiz veya Devlet adamlarının bildiği başka özel birlikleri var m, varsa bu birlikler niçin orda, hangi görev için oradalar, kime hizmet ediyorlar?

İKİ SENEDİR NİYE BEKLEDİK?
Evet, bölgemizde ülkemizi tehdit eden teröristlerin bölgeden çıkarılması ve yok edilmesi için iki senedir beklemenin bedelinin milletimize ve Mehmetçiğimize kaç Mehmetçik’e ve ülkemize ne kadar bedele mal olacağını bilmiyoruz. İki sene önce olsaydı neye mal olurdu, bu gün neye mal olur bilemiyoruz. Mal ve para bir şekilde elin kiridir yerine getirilir fakat şehit olacak Mehmetçiklerimizi nasıl yerine koyacağız; işte o tartışılır.
İki sene gibi bir zaman müttefikimiz ABD bizi oyaladı ve iki senedir kendisini hainleri silahlandırıp eğittiği gibi bu gün son derece saf ve samimi görüntüler pozunda “ Ben nedensiz savaşların içinde olmayacağım.” diyerek bölgeden çekiliyor. Gerçekten çekiliyor mu? İşte orası tartışılır. Sadece kendi askerinin yerine başkaları ölecek o kadar.
Elbette ABD için bölgedeki ölecek PYD-PKK-YPG gibi terör unsurlarının ölmesi hiçte önemli değildir. Önemli olan kendi askeri ölmeden bölge ili ilgili planlarının işlemesi, Türkiye’nin ve Türk askerinin zayıflamasıdır. Unutulmaması gereken şey ABD asla bölge ile ilgili planlarından vazgeçmez, bilinmesi gerekin budur.

KIBRISTAN İBRET ALINMALI…
Kıbrıs barış harekâtında Türkiye’nin başına gelenleri hatırlamakta fayda var. Türkiye Kıbrıs’ta “Kıbrıs Barış Harekâtı” sırasında gerekli hedeflerine varmadan ABD tarafından bu gün olduğu gibi tehlikelerle baş başa bırakılmıştır. Türkiye’nin başarılı olduğu görüldüğünde ise Kıbrıs tamamen kontrol altına alınmadan engellenmiştir. Bu sebeple Kıbrıs davası 45 yıldır yine ABD tarafından çözülemez hale getirilmiştir.
Bölgemiz ile ilgili yapacağımız ve yaptığımız harekâtlar ile elimizde bulaştırdığımız pisliğin temizlenemez hale gelmemesi için hesap ve kitapların iyi yapılması, neticeye varmadan, hiçbir tavır ve tehdide boyun eğmeden netice alınasıya kadar devam edilmesi gerekir.
Türkiye yapacağı harekât neticesinde yine bu güçlerle komşu olacaksa yapılacak harekâtın Türkiye’ye ve Türk milletine bir faydası olmayacaktır. Bu gün nasıl Kıbrıs’ta çözüm sorunlar yumağı haline gelmiş ve çözülemiyorsa, izin verildiğinde ikinci bir sorunlar yumağı başımızı yıllarca ağrıtmaya devam edecektir.
Türkiye eğer bölge ile ilgili bir harekât yapacaksa yapacağı harekâtın ülkemize dalga dalga gelen göç bölgesi İdlip’inde harekât sırasında dikkate alınması, bunun için gerekli tedbirlerin alınması gerekir.

NE KAZANACAĞIZ?
Türkiye bölgeye yapacağı harekât sonrasında ne kazanacak? Terör unsurları gerçekten bölgeden sökülüp atılacak mı, yoksa güvenli bölge dediğimiz bölgeye yine komşu mu olacaklar? Bu önemli. Çünkü eğer terör unsurları bize komşu olacaksa Türkiye için tehdit devam ediyor demektir. O zaman 30 Km aşağıda veya yukarıda olmaları bir şey değiştirmez.
Eğer; yapılacak olan bu harekâtın bilmediğimiz bir başka nedeni varsa devlet adamları bunu milletle paylaşmalıdırlar. Bu harekât gerek ekonomik olarak ve gerekse askeri anlamda bize epey pahalıya mal olacağını gösteriyor. Bunları söylerken Ülkemizi küçültmek, aşağılamak asla aklımıza gelmez. Elbette Türkiye büyük bir ülkedir ve Türk milleti büyük bir millettir, Ordumuz Kahraman Türk ordusudur. Bir tek Mehmetçiğimizin bile tırnağının kanaması milletimizi üzer.
Türkiye, Türk milleti ve Türk milletini idare eden devlet adamları adımları son derece dikkatle atmalı, bölgede bulunan diğer unsurları da dikkate almalı, gelecekte yaşadıklarımızı tekrar ettirecek politikalardan kaçınmalı ve terörün her türlü ortadan kalkması için tedbirlerini almalıdır.

DÜŞMAN AYNI VE DEĞİŞMEZ.
ABD’nin ve Rusya’nın ve diğer emperyalist devletlerin bölgemiz ve ülkemiz ile ilgili hesaplarının değişmediğini ve değişmeyeceğini bilerek politikalar üretmeli ve harekâtı ona göre yapmalıdır. Sorunları ötelemek sorunları çözmek anlamına gelmez. Sorunlara kesin çözümler üretilmelidir. Veya hesabı olanlar hesaplarının tutmayacağını ve bölgede Türkiye olduğu takdirde emellerine ulaşamayacaklarını bilmelidirler.
Bölgede Mehmetçik ile birlikte hareket eden Suriye Milli Ordusu isimli ordunun Esat’ın ordusu olmadığı açık! Gelecekte bu ordunun ne olacağı, nasıl hareket edeceği, Türkiye ki, bir gün olması ihtimal dışı değil; Esat ile görüşüp anlaşırsa bu ordunun akıbetinin ne olacağı, bizim başımıza mı bela, yoksa Esat’ın başına mı bela olacağını hesap etmelidir.

TÜRKMENELİ CUMHURİYETİ…
Türkiye geleceğimiz ile ilgili olarak bölgemizde bağımsız veya özerk Türkmeneli Cumhuriyetinin hazırlıklarını yapmalı ilk etapta komşu, nihai hesapta ise bir ve bütün olmanın plan ve hesaplarını şimdiden hazırlayıp raflarına koymuş olmalıdır. Bölgenin ve ülkenin güvenliği için, bölgemizdeki zulüm altında inleyen Türkmenler için bu gereklidir. Mehmetçik bölgeye giderken bu hesaplarla harekât yapmalıdır.

Mustafa Göktekin

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir.