Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%0.26
BIST 1,542
%0.28
Dolar 7.53
%-0.40
Euro 8.98
%0.22
Altın 411.29

ERKEN SEÇİM NEYİ ÇÖZER VEYA ÇÖZEMEZ!

195 defa okundu kategorisinde, 29 Ara 2020 - 09:05 tarihinde yayınlandı
reklam

 

 

PARTİLİ CUMHURBAŞKANI

 

Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde bakanlıklara atanan bakanlar veya yardımcıları genel olarak dışarıdan atanıyor veya meclisten bakanlığa atanan olursa milletvekilliği düşüyor.  Partili Cumhurbaşkanı fakat partisiz bakan; Bu ne demek? Hükümette görevli bakanlar ve yardımcıları partili değiller. Yani millet seçmediği için de milletin seçtiği meclise karşı sorumlu değiller. Milleti karşı sorumlulukları olmayan bakanların tek sorumlulukları kime veya hangi kuruma? Kendilerini görevlendiren kuruma yani Cumhurbaşkanlığı makamına ve Erdoğan’a!

 

PARTİSİZ PARTİLİ BAKANLAR

 

Bütçe görüşmeleri yapılırken; bakanlar ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, hükümet adına konuşmaları sırasında; partisiz bakanlar bütçeyi meclise sunan görevli gibi değil,  kırk yıllık partili gibi muhalefete alıp verdiler. Eski belgeleri açtılar, defterleri gündeme getirdiler. Millet tarafından seçilmiş milletvekilleri, güvenoyu almış hükümet üyeleri gibi meclis kürsüsünden seçilmişlere kükrediler.

İşin enteresan tarafı ise muhalefet son günlerde bir erken seçim teranesidir tutturdu ve Erdoğan’dan erken seçim istiyor. Kendilerine çok güvenin AKP ve MHP ikilisi karşılarında bulunan muhalefet partilerine erken seçimin olmayacağını vaktinde olacağını söyleyip duruyorlar. Aslına bakarsanız erken seçimi iktidar tarafı istemiyor,  muhalefet tarafının da istediğini hiç sanmıyorum.

 

ISTAMPASIZ MÜHÜR VE MÜHÜRSÜZ ISTAMPA

 

Farz-ı muhal erken seçim olsa ve Erdoğan Cumhurbaşkanı, muhalefette meclis çoğunluğunu almış olsa; bir tarafta her şeyin sahibi bir cumhurbaşkanı diğer tarafta meclis çoğunluğunu kazanmış bir muhalefet! Mecliste çoğunluğu kazanmış bir muhalefet Erdoğan’ı zorlar mı elbette zorlayabilir. Her şeyin yetkisini kendinde toplamış Cumhurbaşkanın ise meclise ihtiyacı olur mu? Olsa da aşabilir mi elindeki yetkilerle çoğunu aşabilir.

Devlet pek çok konuda kilitlenir mi? Sıkıntılar olursa da hayır! Ülkemizin sorunları biter mi? Elbette mevcut durumda çözülemeyen ve her geçen gün artan sorunlar eskilerin deyimi ile mühür ve ıstampanın ayrı ellerde olması elbette sorunların artmasına sebep olacaktır.

Ülkenin sorunları her geçen gün artarken sorun kaynağı ne? Dünyada gelişmiş veya gelişmekte olan ülkeler arasında faizlerin en yüksek olduğu bir ülkede soruna kaynak aramanın bir anlamı var mı?

 

DEVLET ŞEFFAF OLMALIDIR.

 

Merkez Bankası rezervlerinin eksi bilmem kaçlara düştüğü ve ihtiyat akçelerinin bile harcandığı ve 100 milyar dolar üzerindeki paranın nasıl eritildiğini bilmememin sebebi ne olabilir? Başta ve gündemde Katar olduğu için Katar ile yapılan anlaşmaların ne olduğu hakkında kamuoyunun bilgisinin olmaması ve kamunun bilgilendirilmemesi demokratik parlamenter sistem içinde, kuvvetler ayrılığı olan bir sistemde mümkün olabilir mi?

Yetkili fakat sorumsuz kurumlar gelişmiş hukuk devletlerinde söz konusu olabilir mi? Bütün erkin bir tek merkezde toplandığı sistemler için demokratik hukuk sistemi terimi kullanmak acaba ne kadar mümkün olabilir?

Yetkili ama sorumluluğu sadece devlet başkanına olan bir hükümet üyesinin bağımsız, genel bilgi ve birikimini hayata geçirmesi düşünülebilir mi? Cumhurbaşkanının olmaz dediğine olur, olur dediğine olmaz diyebilecek bir bakan olabilir mi? Olursa ne olur? O bakan makamında kalabilir mi? O zaman birikimini hayata geçiren ve millete karşı sorumluluk taşıyarak görev yapan bir hükümetten bahsetmek ne kadar mümkün olabilir?

Elbette söylediklerimiz fiilen olma ihtimali çok güçlü olan düşüncelerdir. Birçok konuda yaşanmadığını söyleyebilecek kaç siyaset adamı vardır? Denetimsiz kurumlar, layüsel kurumlar sorumluluk taşımazlar, taşırsa da vicdani bir sorumluluktur yoksa hukuki bir sorumluluk değil!

 

MESELE SİSTEM MESELESİ

 

Sistem başkanlık olabilir mi elbette olabilir halkın isteği elbette mübarektir. Lakin devletin bütün kurumlarının Cumhurbaşkanlığı makamı dâhil denetlenebilir olmalıdır. Yetki kullananlar sorumlulukta taşımalıdır. Her kurum ve başındaki yetkili attığı imzanın sorumluluğunu taşımalıdır. Devlet bütün kurumları ile şeffaf olmalıdır. En azın milletin seçtiği meclise karşı. Eğer sisteminiz hukukun hâkimiyetine dayalı bir sistem ise kurumlarınızda hukuk içinde olmalıdır. Hasretimiz layüsel olmak değil denetlenebilir, hesap verilebilir bir sistemi istemek ve uygulamak olmalıdır.  Ülkenin ve milletin gelişip güçlenmesinin ve arzu edilen demokratik yapıya kavuşması için acilen sistemin aksayan yanlarının da düzeltilmesi için kuvvetler ayrılığını ve denetimi esas alan, insanların bilgi ve birikimlerini kullanabilecekleri ortamın sağlanması gereklidir.

 

DENETİM ESASTIR

 

Devlet yönetimlerinde milletin iradesinin ve denetiminin olması esastır. Milletin seçtiği vekiller meclisinin millet adına başta hükümet üyeleri olmak üzere gerekli kurum ve kuruluşlarda denetim hakkının en kısa zamanda verilmesi esas olmalıdır. Üstelik gerek hükümetin ve gerekse kurumların rahat ve hür bir şekilde çalışabilmeleri için bu denetime ihtiyacı vardır. Gerçekten milletin güçlü ve müreffeh bir millet, devletin güçlü bir devlet olmasını istiyorsak, Türkiye’nin dünyada hatırlı ve ağırlığı olan bir devlet olmasını istiyorsanız -ki, bunu istemeyecek; iktidarda ve gerekse muhalefette böyle birinin olmasını düşünemiyorum.- bir an önce kuvvetler ayrılığını esas alan parlamenter sistem hayata geçmelidir. Bu görev bu milleti seven iktidar-muhalefet herkesin görevidir.

Bu şartlarda yapılacak bir erken seçim kimsenin işine yaramaz hatta milletinde işine yaramaz sorunlarımızı biraz daha büyütür, öteler ve hem ülkeyi hem de devleti hem de milletin refahını zayıflatır. O kadar. Yükselip kalkınmanın yolu bellidir, parlamenter sisteme bağlı milli ekonomiyi hedefleyen ve üretimi esas alan gerçek bir hukuk devleti! Çözüm budur.

 

Mustafa GÖKTEKİN

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Mustafa GÖKTEKİN

Yorum Yaz