Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%3.81
BIST 1,527
%0.05
Dolar 7.30
%-0.05
Euro 8.79
%-0.52
Altın 402.12

Emre Belözoğlu: Haklarımızı yememize izin vermeyiz

18 defa okundu kategorisinde, 18 Şub 2021 - 19:26 tarihinde yayınlandı
Emre Belözoğlu: Haklarımızı yememize izin vermeyiz
reklam

Fenerbahçe Sportif Direktörü Emre Belözoğlu, sarı-lacivertlilerin Göztepe maçına hazırlıklarını sürdürdüğü antrenmanda basın mensuplarıyla bir araya geldi. Kazanılan her maça rağmen hakemden bahsetmenin hala bir strateji olduğunu vurgulayan Belözoğlu, “Ben bunu doğru bulmuyorum. Tabii sakat kaldığınızda ve yanlış kararlarda bunu ifade etmek gerekiyor. Herkesin koyduğu bir sistemde. Mücadele ve maddi ve manevi çaba verir, her takımın amacı ve beklentisi Adalet dediğiniz şey budur.Adalet dediğiniz şey tek taraflı çalışıyorsa sistemi doğrudan güvenilmez kılar.Kazansanız da kaybetseniz de hakem odaklı konuşma açıkçası bir strateji ama bu samimi değil. Sezon başında bahsettiğim noktadayım: “Hata ile niyet arasındaki farkı görebiliyoruz.” Artık kasıtlı olarak ne yapıldığını net bir şekilde görebiliyoruz. bu iş kolay bir iş değil, bu meslek ve sorumluluk kolay değil.Milyonları ilgilendiren hakem atamalarında çok daha düşünceli adımlar atılması gerektiğini düşünüyorum.Hüseyin Göçek maçımıza geliyorsa; 4t Derbide hakemlik, çünkü maç sırasında saha kenarındaki çizginin hemen üzerinde ortaya konan tutum ve hareketlere karşı bir şey yapmadı. Yine de şunu söylemek istemiyorum: Maçımıza neden Hüseyin Göçek atandı? Çünkü Hüseyin Göçek’e güvenmek istiyorum. Hüseyin Göçek dahil tüm hakemlere güvenmek istiyorum. Özellikle Hüseyin Göçek için, çünkü aklıma en yakın olanı bu dedim. Hakemler topluluğumuz her şeyin kaydını tutuyor gibi görünüyor; İsim, isim, maç, maç, bu hakemle o kadar çok maç kaybettik ki, tüm bağışçılar bizi önümüze getiriyor çünkü biz böyle yaptık. Ayrıca biz kulüp olarak hakemin yaptığını yaptık, genel olarak maçlarımızda yaptıklarını, bunu tek tek tutuyoruz, her şeyi biliyoruz. Ama kullanmak konusunda endişelenmiyorum. En büyük talebimiz ve arzumuz sisteme güvenmek, adil olduğuna inanmak ve Hüseyin Göçek dahil tüm hakemlere güvenmektir. Neden, çünkü herkes için zor süreçler başlıyor. Sporcular için, menajerler için, menajerler için ve tabii ki hakemler için.

“Fenerbahçe’nin haklarını korumak en büyük görevimiz”
Artık ligin sona erdiğini ve kimsenin hakkının mağlup edilmemesi gerektiğini vurgulayan Belözoğlu, “Emek dışında hiçbir şey sonucu etkilememeli. Fenerbahçe’yi burada korumak bizim en büyük görevimiz ve bunun için mücadele edeceğiz. Hakemler Beşiktaş derbisinde olduğu gibi gerçek değil.Bunu iddialarla gündeme getirmek, Galatasaray maçı öncesi gündeme getirmek, bastırılmaya çalışmak, önyargılı olmaya zorlanmak doğru değil diyorum. O zamanlar ben de aynı şeyi savunuyordum ve şimdi ben de aynı şeyi savunuyorum.Eğer onlar adına evet dersen ama önemli olan, bunu yapmayan bir topluluk olarak biz de bunu yapmamız isteniyor mu? Bu yolu takip etmek istiyor muyuz? Hakemi etkilemek, kazanıp kaybetmediğinizi konuşun, maçtan önce konuşun, baskı yapın, durumunuza ikramiye verilirse bu sistem çalışırsa ve yapanlar sonuç alırsa, ne olduklarını gördük. bir önlem almış ve alınmış olduğunu da gördük, o zaman bu demek oluyor ki t kimse yapamaz. Bu doğru değil. Bence spor yönetimi fotoğrafa daha büyük bakıyor. Kulübün ve takımın çıkarlarını gözetmek, kulübümüzün çıkarlarını gözetmektir, ancak bu noktada haksız hareketlere veya parmağımızın gözümüze takılmasına izin vermeyiz. Yaparlarsa, her takımın yaptığı gibi, kendi yöntemimizle stratejik olarak hareket etmek zorunda kalacağız. Ortam gergin olacak. Bundan kim beslenecek? Bizler manipülatif bir ortamdan gerilim yaratmak ve beslenmek isteyen taraf değiliz. Hüseyin Göçek’in maça gelip adil bir şekilde yöneteceğine inanıyorum. Zorbay Küçük isimli hakem Trabzon’da kırmızı kart vermedi, tüm futbol gündeminin konusu oldu. Öte yandan bir hafta sonra çok önemli bir oyun tahsis ediliyor. Onları sorgulamak, takip etmek, onlarla konuşmak bizim görevimiz olmalı mı? Ligin en kritik haftalarında randevu alırken, MCC veya hakemlerin farklı parametreleri, kuralları ve değerleri olmalıdır. Bu çok ciddi bir sorumluluktur. Bir soru işaretiyle başladığınızda, potansiyel olarak arkanızı doldurabilecek her şeyi hazırlıyorsunuz. İster hata yapsın, ister doğru yönetmeye çalışsın, ne olursa olsun MHK tarafından kendi hakemlerini korumak için adımlar atılmalıdır. Sonuçta Türk futbol ailesi olarak hakemler bizim hakemlerimiz, bu tür hakemleri dışlayacak bir politika izlemiyoruz ve böyle bir sorunumuz da yok. Ancak hakemlerini koruyacak sistem çok daha detaylı olmalı, bu atamaları çok daha yakından inceleyerek ve inceleyerek yapmak gerekiyor. Yabancı hakem meselesi gündemde, örneğin; Yabancı hakem olmak istemiyoruz. Hakemler ile birlikte tüm sistemi uygun seviyeye getirmek için gerekli olanı yaparsanız, adaleti sağlarsanız işbirliği içinde gerekli seviyeye ulaşırsınız. Ancak gerekli adımları atmazsanız, zaten sorunlu olan sistemi daha sorgulanabilir ve sorgulanabilir hale getirirseniz, hatalarınız kalıcı olursa veya bir örnek vereyim; Fenerbahçe gol atıyor, bu kural bir hafta sonra farklı uygulanırsa, Fenerbahçe penaltıdan gol kaçırırsa, bir hafta sonra başka kurallar uygulanmaya başlarsa bu sorgulanır. Bir gerçeğe inanırsanız, etik ve adil olursanız, bu yönde güncellenen ve uygulanan kuralları bu yönde yaparsanız, tavrınız ve yaptıklarınızla toplumu ikna ederseniz başarılı olursunuz. Herkes onunla ilgilenir. Yöneticiler kazandıkları maçtan sonra kendilerini ifade ederlerse, ‘Kazandık ama bu bizim hakkımız olmayan bir altın’ diyecek cesareti gösterirlerse özetle herkes bir adım atarsa ​​bu sistemi düzeltiriz ve sorunlar çözülecek. Ama burada bakıyorsun adama yanlış, ona rağmen itiyor. Herkes mağdurdur, hem hak hem de mağdur yanlıştır. Başarıya giden her yolun kendimiz için caiz olduğunu göreceksek, o zaman bu yola girmemeliyiz. Hakemler aracılığıyla algı bırakacak herkes. Toplumdan sürekli tepkiler alıyoruz ama bunu göğüslerimizde yumuşatacağız. Fenerbahçe taraftarları niyetimizi biliyor, Fenerbahçe’nin haklarını kaybetmesine izin vermeyeceğiz. Bu yüzden hata ve niyet arasındaki farkları gördüğümüzü söylüyorum. Gözümüze parmak atmasınlar, bazı şeyleri görebiliriz ve kendimizi kaybetmeye izin vermeyeceğiz. Adaletli gidecek, hak eden kazanacak. Son seviyeye gelindiğinde ise şöyle, lobisi kulise değil, herkes hak ettiğini yaşayacak. Bu kadar teknoloji gelişti, bu ülkede futbola çok ilgi var ve destek olursa her şey daha iyi yapılabilir. “Hakemler daha doğru, düzgün ve soru işaretleri olmadan atanabilir, bu tür kritik adımlar daha sık incelenerek ve dokunarak yapılabilir.”

“Benim gözümde VAR’ın operasyonu yeterli değil”
Nihat Özdemir’in en iyi VAR sistemi Belözoğlu bize yaptığı açıklamada, “Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Sayın Başkan, bana da menajerlik pozisyonu vereyim. Geçen sene milli takımım Kaptanı’yım, çok güzel günlerimiz geçti. İhtiyaç duyduğu için görevin başlangıcı olduğu için korumaya değer gösteriler adına açıklama yaptılar.Korunmak için kurumlara da ihtiyaç var ama bence yeterli işleyiş yok. Hat sistemi ile kıyaslandığında çok geride kaldı Dük’ün Türkiye’deki büyük ligleri gerçekçi olmalıyız Goller, taç, ofsayt sistemi Maalesef çok geride … Bunu görürsek farkında olun ve gerekli adımları atarsak sistemi daha doğru koruyacağız. Şu an ligimizdeki üç takım puan olarak aynı noktada.Bence bu son durum 28 yıl önce oldu.Karşılaştırıldığında daha iyi ve derin bir kadroya sahip olduğumuz için herkes kadar şanslıyız. diğer takımlara. Ancak Fenerbahçe odaklı algılar sezon başlamadan devreye giriyor. okul. Öncelikle Fenerbahçe’nin kesin şampiyon olduğu söylendi, lig başlamadan takımımız şampiyon ilan edildi. Bununla ilgili gerçekleri vurguladıktan ve bu algıyı ortadan kaldırdıktan sonra, bu sefer başka bir algıyı harekete geçirdiler; Hakemler, Fenerbahçe’den yola çıkılarak tasarlanacağı algısını yarattı. Bugün geldiğimiz noktada şunu görüyoruz; Hepsi birer tuzak ve bu algılara rağmen Fenerbahçe hakemlerden, kararlardan, ofsaytlardan ve VAR adımlarından en çok zarar gören takım. Her şeye rağmen ekibimize inanıyor ve güveniyoruz; İlk gün söylediklerimizi söylüyoruz. Bu zamana kadar ilk ifadelerimden baktıklarınızdan çok farklı bir şey görmüyorsunuz, inandığımı söylüyorum. Herkesin eşit şansı olduğunu düşünüyorum, Fenerbahçe şu anki takımı ile şampiyonluğu sonuna kadar kovalayacak ve Allah’ın izniyle sonunda kupayı kaldırabilecek takım olacaktır. Bunun için savaşacağız “dedi.

“Önceliğimiz Fenerbahçe’nin başarısına hizmet edecek oyuncuları kulübe kazandırmak”
Önümüzdeki sezon transferiyle ilgili sorulara yanıt veren Emre Belözoğlu, “Bütçe anlayışı, her yıl biraz daha daralır, yarın takıma genç ve potansiyel oyuncular kazandırır, böylece Avrupa’ya bir gün satın alabiliriz, odağınd bir sistem kurarız Bu şekilde gelişmelerini sağlıyor Türkiye’de umarım bu sefer UEFA’nın bu sene Şampiyonlar Ligi’ne girme sürecinde kendi içinde bir sorgulaması olur.Kaç oyuncu sattınız, hangi oyuncuları satın aldınız, hangilerini gönderdiniz? Fenerbahçe’nin genç oyuncuları kendi içinde değerlendirecek projelerle stratejik hareket etmesi gerekiyor.
Elbette önceliğimiz Fenerbahçe’nin başarısını kulübe hizmet edecek oyuncuları işe almak. Fenerbahçe’de başarılı olamayan ve kendini bu pazara ispatlayamayan oyuncuyu sunamazsın, gerçekçi olmalısın. Hedefimiz önce Fenerbahçe’de başarılı olmak, Fenerbahçe’nin başarısına katkıda bulunmak, şampiyonluklara katkı sağlamak, sonra da Eljif’te olduğu gibi Vedat Muriqi gibi Jailson’da olduğu gibi elimizden geldiğince Avrupa’ya satış yapmak. Türk kulüpleri olarak bunu yapmak zorundayız. Çünkü futbol ekonomimiz doğrultusunda ülkemizde büyük takımların bütçelerinin geçmişe göre çok geride hatta geride kalması gerekiyor. Artık her takımın daha fazla kısıtlamaya tabi olması gerekiyor.

.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Avatar

Yorum Yaz