Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%0.70
BIST 1,408
%0.18
Dolar 8.29
%0.29
Euro 10.00
%0.70
Altın 474.05

BÜYÜK, KUDRETLİ, MESUT, BİR MUHTEŞEM TÜRKİYE YARATMAK İÇİN

55 defa okundu kategorisinde, 03 May 2021 - 21:49 tarihinde yayınlandı
reklam

BÜYÜK, KUDRETLİ, MESUT, BİR MUHTEŞEM TÜRKİYE YARATMAK İÇİN

Yüksek Uluslararası İlişkiler Uzmanı, Kentleşmede Risk Yönetimi Uzmanı, Veteriner Hekim TAMER YAKANER

Millet; devletin banisi, hamisidir ve her halükârda devleti ile birdir ve hemfikirdir. Zahir millî ideallere ihanet eden her bedhah; bedbaht olacaktır, çünkü gene milletin iradesiyle cezasını bulacak ve kahreden hatasının karşılığını alacaktır. Ancak hükûmet edenler ile nasbedilerek işbaşına gelenler; behemehâl milliyetçi, mücadeleci, haksever ve raiyyet-perver olmak zorundadır. Hükûmet sürenler ile yönetimsel makamda sözü geçenler; ne için adımını attığını, ne yapacağını evvelemirde kendince tam kararlaştırmalı, kararını milletçe iyice özümsenir ve onanır kalıba dökmeli, sonra itmam kararını ilam etmelidir.

Devlet ve millet olarak bakışımıza, anlayışımıza, yaptığımıza, politikamıza, icraatımıza temel olarak; kendi memleketimizi, tarihimizi, ananemizi, hasletimizi, gereksinimimizi ve idealimizi almalıyız. Bundan hükûmet sürenler ve ülkeyi yönetenler; politika, icraat, proje yaparken bunun için gerekli kuvveti, buna payanda olacak erki; milletten ve millî değerden almalıdır. Büyük, kudretli, mesut, bir muhteşem Türkiye yaratmak için ilkin; Türk Milleti’mizi tam tanımalıyız, kendimizi bilmeliyiz. Milletin i’lası ile ihyası adına kopyalayapıştır usullü hazırdan yemek gibi servis edilen ecnebi projeler, hazır mezarın ölüsü gibi ataletle hazıra konarak teessüs eden izlemler yani yaratıcı olmayan, milletin kendine özgü ülkü taşımayan, taklitçi, öykünmeci görüşler; hiçbir devirde başarılı olmuş değildir. Ki bir millet için saadet, selamet olan hareket; diğer millet için felaket, helaket olabilir. Aynı sebep ve şerait, bir ulusun bahtını açar iken başka ulusu bedbaht edebilir. Bu yönden Türk Milleti’ne gideceği yolu gösterir, yol haritası çizer iken arzın her nevi ilminden, keşfinden, terakkisinden istifade edilmelidir. Ne var ki Türk Milleti’nin artsız arasız krizlerden, felaketlerden necatının ve kalkınmasının temel taşını; kendi içimizden çıkarmak zorundayız. Milletin reflekslerini, hassasiyetlerini kale almak zaruretindeyiz.

Tarih boyu Türk Milleti, dışta ve içte millet düşmanlarının saldırıları sonucunda birçok defa kara günlere duçar olmuştur. Hatta o fecaat günler, vahim felaketler; milleti ölüme kadar götürecek hâl almıştır. Misal Türk Milleti’nin var ya da yok olma savaşı verdiği Türk Kurtuluş Savaşı, İstiklal Harbi veya Millî Mücadele… Derhatır edin, 15 Temmuz Darbe Girişimi’ni yahut 2016 Türkiye askerî darbe teşebbüsü’nü… 15 Temmuz Darbe Girişimi, o en son ölüm darbesi; millette en hayati uyanıklıkları doğurmaya ve yeniden dirilmeye medar oldu. Yine o kara günde milletin kahramanlığı ve tek yürek çarpışması sayesindedir ki evlâd-ı vatan; Allah’ın inayeti ile milletimizi saadette, dünyayı hayrette, düşmanları dehşette bırakan zafer kazandı. Şeksiz millet olarak biz; kendi benliğimize sahip yapan uyanmaya, bize kendimizi bulduran hak uyanışa her dem sahip bulunursak, daimî kendi varlığımız, necatımız, amacımız için çalışırsak; bugünden yarına ikbalimiz, izzetimiz daha parlak olur, kapımıza dayanan her nevi felaketi daha çabuk başımızdan defederek bütün dünyanın en sürurlu ve huzurlu milleti oluruz. Yoksa aziz millet olarak biz, bugün de dünya milletlerine musallat olan COVID-19 pandemisi gibi bir felaketten salah bulunca dahi sairfilmenamlıkla bir başka afete düşmekten kendimizi kurtaramayız.

Milletçe her cephede zafer kazanmak, her sahada başarı göstermek için; iktidar sahipleri ve atadığı yöneticileri ile halkın fikri, ideali ve emeli arasında tam mutabakat sağlanması lazımdır. Bir ülkenin yönetimsel emanetini elinde bulunduran yani hükûmet eden siyasi partinin millete vereceği bilgi, göstereceği ülkü; milletin ruh ve vicdanından kaynağını almalıdır. Memleketin dâhilinde emaneten iktidara sahip olanların, bürokratların, atanan idarecilerin dedikleri, ettikleri ve etkileri; milletimizin ruh derinliğinden alınan ülküler olmadıkça suyun, toprağın, gözyaşının, alın terinin ve insan kanının hallihamur olduğu Anadolu toprağında boy atamaz ve Anadolu insanımızın bağrında zinhar yurt tutamaz.

Şüphesiz Türk Milleti’miz; temiz kalpli, asil ruhlu, zeki, yetenekli, civanmert, doğru ve alicenap bir millettir. Türk halkı, şayet bir defa karşısındakinin halisane kendisine muin olduğuna mutmain olursa yani birisinin samimiyetine inanırsa her türlü hareketi derhâl kabule müheyyadır. Bu bakımdan ülkeyi emaneten yöneten siyasilerin ve atanan ricalin, her şeyden önce millete güvenmesi ve güven vermesi ıztırardır. Türkiye’de hükûmet süren siyasal iktidar sahipleri ve atadıkları hükûmet erkânı; halka karşı açık yürekli ve dürüst olmalıdır, ayrıca kişisel çıkarlarından, alçak emellerinden vazgeçmelidir ve hakperest, imanlı, ahlaklı, namuslu, eşref yaşayışları ile halka hem örneklik hem önderlik etmelidir. Türkiye’yi yüceltmek ülküsü, mukaddes emanetleri ehline vermemiz ile başarılacaktır.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Tamer YAKANER

Yorum Yaz