Haber Nöbeti

Balikesir escortAydin escortMuğla escortKahramanmaraş escortYozgat escortGiresun escortDidim escortÇorum escortErzurum escortZonguldak escortSivas escortDüzce escortTokat escortOsmaniye escortKutahya escortMardin escortFethiye escortOrdu escortAlanya escortİstanbul masaj salonuAdana masaj salonuAydın masaj salonu

reklam

HER GÜNÜMÜZ BERAT OLSUN

HER GÜNÜMÜZ BERAT OLSUN
Serap UYSAL
Serap UYSAL( suysal@habernobeti.com )
1961 Adana doğumlu. 1981 de Kur'an Kursu öğretmeni olarak göreve başladı. AUAOF SOSYAL BILIMLER mezunu. 2007'de emekli oldu. 4 çocuk annesi. Yayınlanmış iki kitabı var.
73 views
06 Nisan 2020 - 22:16

BERAT KANDİLİ
İnşaallah kültürümüzde Berat Kandili olarak bildiğimiz mübarek geceye bugün kavuşacağız .
BERAT gecesi bize adeta ;”Hazırlanın Ramazana .
Az kaldı, geliyor!” diyor .
HER GECEYİ KADİR ,HER GÖRDÜĞÜNÜ HIZIR BELLEYESİN!
Allah tüm günlerimizi, beratını almak niyet ve amelleriyle geçirmeyi nasip eylesin .
Maalesef senelerdir, belki de bizim bilemediğimiz asırlardır ,kandil geceleri ne zaman çıktı ,var mıydı yok muydu kavgası ,tartışması yapılageliniyor .
Her sene , her kandil gecesi bu münakaşalar ,tatışmalar yapılıp duruyor .
Maalesef zamanımızı bu anlamsız ,saçma tartışmalarla geçirip ,boşa efor sarfediyor ve kuyuya atılan taşları kırk akıllı değil, kırk bin akıllı bile çıkaramıyoruz .
Aslında atalarımız en güzelini söylemiş :
HER GECEYİ KADİR ,HER GÖRDÜĞÜNÜ HIZIR BELLEYESİN!
İŞTE,aslında formül budur .
Her günümüzü Kadir bilmek, her güne aynı değeri atfetmek .
Bir hikaye anlatılır, aklıma bu konuyla ilişkilendirerek anlatmak geldi:
“Bir ALLAH dostu, yağmurlu bir günde yola çıkmış .
Yolu bir ırmak kenarına denk gelmiş .
Orda yoluna devam ederken bakmış ,ilerde bir köprü var ve köprünün altında yoğun yağan yağmurlardan dolayı sular çağıl çağıl akıyor .
O sırada bir adam gelmiş,köprüden geçmesi gerekiyor, durmuş ,okumuş üflemiş uzun uzun duadan sonra ,yavaş yavaş köprüden geçerken ani bir sarsıntıyla aşağıya düşmüş ve boğulup gitmiş .
Az sonra başka bir adam gelmiş ve o da suya şöyle bir bakmış sadece besmeLe çekip yürümüş köprüye ve salimen geçip gitmiş .
BU DURUM TABİİDİR Kİ, DÜŞÜNDÜRMÜŞ ALLAH DOSTUNU VE NETİCE :
NEHRE DÜŞEN KİŞİ :Hayatı boyunca hiç Allah’a yönelmemiş sadece o anda darda kaldığında ALLAH’a dua etmiş, anlaşılan o ki dua için geç kalmış ,
iş işten geçmiş .
DİĞER KİŞİOĞLUNA GELİNCE :O zaten her dem YARATICISI ile hemdem imiş . Bu yüzden çekip besmelesini ve yürümüş RAHMAN ve RAHİM olan ALLAH’ın adıyla .
Ve tabii ki geçmiş bir solukta .
*
HOCANIN BİRİSİ VAAZ VERİYORMUŞ.
Vaazında insanın ömrünün son anlarını ve son anlarında kelime-i şahadetin önemini anlatıyormuş.
Adamın birisi de bunun üzerine diyormuş ki :
-MADEM Kİ önemli olan son anda kelime-i şahadet getirmek …
Ben de hayatımı yaşarım .
Ve son anımda kelime-i şahadeti getirir kurtulurum .
Çok akıllıymış değil mi ?
Hoca Efendi de bunu duyunca adama demiş ki :
-Sen ne iş yapıyorsun ?
-Terziyim .
-PEKİ .Sen kumaşları biçerken zorlanıyor musun ?
– Yok ,demiş adam …
Ben usta bir terziyim .
GÖZÜM KAPALI BİR HALDE BİLE BİÇKİ YAPABİLİRİM .
-Peki, demiş Hoca Efendi.
-TAM ÖLMEK ÜZEREYKEN DE BÖYLE BİÇKİ YAPABİLİR MİSİN ?
-ÖLÜM ANINDA NASIL NAPAYIM ?
-Hah işte! İnsan en usta olduğu işi normalde gözü kapalı bile yapabilirken ,can boğaza dayandığında nasıl yapamıyorsa ,hayatı boyunca eğer Allah’tan uzak bir hayat yaşamışsa son anında Allah’ı nasıl hatırlasın ?
Kelime-i şehadeti o anda nasıl söylesin ?

KANDİLLER FIRSATIR
EVET !Kandiller fırsattır .KUR’AN bize bu bağlamda gece olarak bize KADİR GECESİ ‘nden bahseder .
BİN AYDAN DAHA HAYIRLI OLAN KADİR GECESİ .
YANİ BİR ÖMÜR …
BİR GECE Kİ, BİR ÖMRE BEDEL .
Nasıl bir ömre bedel olmasın ki ?
O gece Kur’an inmiş ve o Kur’an’ı hayatının merkezine alan insanların kurtuluşuna vesile olmuş .
Kadir gecesine değerini veren o gecede Kur’an’ın inmesidir .
Bir hayat ancak Kur’an rehberliğinde rasul önderliğinde yaşanırsa değer kazanır .
Aksi takdirde Kur’an’dan tamamen uzak bir hayat, umudunu sadece kandil dediğimiz gecelere bağlar, bu gecelerde yapılan ibadetlerin bir ömür boyu kendini kurtaracağını düşünerek amel ederse yanılgıya düşer .
İnsanlara baktığımızda kandil namazları kılarak kendilerini günde beş vakit namazdan muaf tutmaya çalışıyor .
Oysa ki İslam Dininde namazın ,orucun ,zekatın ,haccın ve en başta kelime -i şehadetteki FARZİYETİN KURALLARI BELLİDİR .
ALLAH’I BİR BİL ,PEYGAMBERİMİZİ SAF DIŞI BIRAK!
BEŞ VAKİT NAMAZI KILMA ,AMA BİNLERCE REKAT NAMAZI KANDİL GECELERİNDE KIL !
RAMAZANDA ORUÇ TUTMA ,İSTERSEN DİĞER 11 AYDA HEP ORUÇLU OL !
ZEKAT VERME !AMA SADAKA VER !
HACCA ,HAC AYLARINDA GİTME ,HAC AYLARI DIŞINDA İSTEDİĞİN KADAR UMRE YAP!
*
Biz müslümanlar bir yerlerde yanlış yapıyoruz .O yanlışın nerde olduğu konusu da çok su götürür .
Keşke zıt görüşe sahip olanlar bu benim görüşüm diyebilseler ve saygı çercevesinde Allah’ın emrettiği gibi bir tebliğ yapabilseler .

UYGULAMAMIZ GEREKEN BAŞKA BİR YÖNTEMİ anlatmak istiyorum .
Hani yukarda dedik ya :
“HER GÜNÜ KADİR ,HER GÖRDÜĞÜNÜ HIZIR BİL!” diye…
Bizler bunu yapmak zorundayız .
EHEMM-İ MÜHİMME TERCİH ETMEK “diye bir söz söylenir .
Yani en önemliyi tercih etmek .
ŞİMDİ SORSAK :
*BEŞ VAKİT NAMAZ MI FARZDIR, YOKSA TERAVİH NAMAZLARI MI ?
*RAMAZAN ORUCU MU FARZDIR, YOKSA PAZARTESİ -PERŞEMBE ORUÇLARI MI?
*UMRE Mİ FARZDIR VEYA DAHA SEVAPTIR YOKSA HAC MI?
*ZEKAT MI VERMEK LAZIM ,YOKSA SADAKA MI ?
***
BİZ KAVANOZA TAŞLARI YERLEŞTİREMİYORUZ
“Kavanozdaki taşlar “diye kıssadan hisse bir yazı var internetten bulabilirsiniz .
Google amca ,yazarsanız bilgi verir size .
Ben bunu çok kullanırım yazı ve vaazlarımda ,konuşmalarımda.
Kavanoza önce küçük taşları koyarsak, büyük taşlara yer kalmaz .
Yanlış bir iştir bu .
Önce büyük taşları ,sonra küçük taşları yerleştireceğiz ki ,doğru iş yapmış olabilelim .
Yani “EHEMMİ MÜHİMME TERCİH” MESELESİ …
Yani işe beş vakit namazımızı edayla başlayacağız.
KUR’AN’DA RABBİMİZ BUYURUR Kİ :
“De ki: ‘Ey kendi aleyhlerine günahta haddi aşan kullarım!
Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin.
Şüphesiz Allah dilerse bütün günahları affeder.
Çünkü O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” ZÜMER SURESİ 53 .

YİNE ; Peygamber Efendimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor:
“Şaban ayının on beşinci gecesi olduğu zaman, gecesini ibadetle gündüzünü ise oruçlu geçirin.
Çünkü o gece güneş batınca Allah Teâlâ dünyaya rahmet nazarı ile bakarak fecir oluncaya kadar, ‘Benden bağışlanma dileyen yok mu, onu bağışlayayım! Benden rızık isteyen yok mu, onu rızıklandırayım!
Belaya düçar olan yok mu, ona afiyet vereyim!’
DÜŞÜNDÜĞÜMÜZDE ;
Bu hadisteki bağışlanma isteyen yok mu ,
Rızık isteyen yok mu ?
Belaya düçar olan yok mu? ifadelerini aslında ALLAH BİZE HER ZAMAN SÖYLÜYOR
HER ZAMAN AF DİLEMELİYİZ !
HER ZAMAN HELALİNDEN RIZIK İSTEMELİYİZ!
HER ZAMAN BELALARDAN SIĞINMA İSTEMELİYİZ !
dualarımızda devamlılık ve ısrar esastır .

Fatiha suresi hem ayettir, hem de en güzel duadır .
Namazlarımızda tahiyyata oturduğumzda okuduğumuz rabbena duaları da öyledir .
Dua içerikli ayetlerdir .
Muhteşem manalar ihtiva ederler .
Manalardaki incelik ve güzellik en az lafzı kadar insanı mesteder .İnsan ruhuna hafiflik ve ferahlık verir .
Ben sahsen bu ayetlerden -dualardan asla vazgeçeçem .

“Ey Peygamber! De ki, duanız olmasa Rabbim size niye değer versin ki.” (Furkan suresi
Peygamberimiz’ (AS) de hadis- i şeriflerinden birisinde şöyle buyurur:
“İnsanların en acizi, dua etmekten aciz olandır.”
**
Günde namazda kırk defa okuduğumuz, Kur’an-ı Kerim’in özü olan ve aynı zamanda muhteşem bir dua örneği olan Sure-i Celile ,Kur’an-ı Kerim’in ilk suresi olan ve Kur’an’ın özü sayılan Fatiha suresi hem ayet-i kerime, hem de duadır.
    Kur’an-ı Kerim’in ilk suresi olan ve “başlangıç” anlamına gelen Fatiha suresinde Yüce Rabbimiz şöyle buyurur:
“Bismillahirrahmanirrahim.
Hamd Âlemlerin Rabbi, Rahman, Rahim, Hesap ve ceza gününün maliki Allah’a mahsustur.
(ALLAH’IM!) Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz. Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet.
Gazaba uğrayanların ve sapıklarınkine değil.
     ÂMİN.
    Amin kelimesi ; “Allah’ım dualarımızı kabul et.” anlamına gelir. Dua edilirken “ÂMİN” demeliyiz ki dualarımız kabul olsun.
    Sevgili Peygamberimiz (SAV), çok güzel bir şekilde dua eden birini görünce :
“Mühürü basarsa duası kabul olur.” buyurdu.
Mühürün basılmasının ne anlama geldiğini soranlara “âmin” derse mühürü basmış olacağını ifade eder Sevgili Peygamberimiz,böylece bize “amin” kelimesinin önemini anlatmış oluyor.

MÜ’MİNİN SİLAHI DUADIR.
Çünkü Sevgili Peygamberimiz (SAV)
“Dua mü’minin silahı, dinin direği, göklerin ve yerin nurudur.” buyurmuştur.
İnsan dua ederken sadece dünya için veya sadece ahireti için dua etmemelidir.
Peygamberimiz (SAV) bu konuda şöyle buyurur:
Duanın efdali; dünya ve ahirette Rabbinden afv ve afiyet istemendir.
Çünkü bu ikisi dünyada sana verilir.
Sonra ahirette de verilirse muhakkak felah bulursun.”
     Dünya ve ahiretimiz için her zaman namazlarda yaptığımız dua :
“Rabbena atina fiddünya haseneten ve fil ahirati haseneten ve kına azabennar. Birahmetike ya erhamer-rahimin.”
     Rabbena duası diye bildiğimiz bu dua,namazlarımızda son oturuşta okuduğumuz ve sair zamanlarda da peygamberimizin okumamızı istediği çok özlü bir duadır.
Şu anlama gelmektedir:
“Ya Rabbi! Bize dünyada ve ahirette iyilik ve güzellik ver ve bizi cehennem azabından koru.
Ey merhametlilerin en merhametlisi olan ALLAH’ım!”
Peki insan sadece kendisine mi dua etmelidir?
İnsan sadece kendisine değil, bütün mü’min kardeşlerine de, anne babasına, çocuklarına da hayır dua etmelidir.
Peygamber Efendimiz (SAV) , Hadis-i Şeriflerinde şöyle buyurur:
“Kulun, “Ey Rabbim! Ümmet-i Muhammed’in cümlesine umumi bir rahmetle merhamet et.” diye dua etmesinden daha sevimli bir dua yoktur.
Başka bir hadiste de şöyle buyurulur:
“Kişinin kardeşine onun gıyabında ettiği dua müstecabtır. Kulun başucunda vazifeli melek bekler ve duasına âmin der.
Özellikle bugünlerde hepimizin birbirimize dua etmesine ihtiyacımız var .

Kul kardeşine her bir dua ettiğinde:
– Âmin, sana da aynısı olsun der.”
     Ana-babaya duanın önemi nedir?
Kur’an-ı Kerim’de ve hadislerde ana-babaya itaat, sevgi ve duanın önemi birçok kereler dile getirilmiştir.
Bunlardan örnek verecek olursak:
“Rabbin, kendisinden başkasına asla ibadet etmemenizi, anaya-babaya iyi davranmanızı kesin olarak emretti.
Eğer onlardan birisi ya da her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın onlara “öf” bile deme.
Onları azarlama; onlara tatlı ve güzel söz söyle.
Onlara merhamet ederek tevazu kanadını indir ve de ki:
– “Rabbim! Tıpkı beni küçükken koruyup yetiştirdikleri gibi sen de onlara acı.” (İSRA SURESİ ayet 23 – 24)
Peygamberimiz (SAV) şöyle buyurur:
“Kul, ana-babasına duayı unuttuğu zaman rızkı kesilir.
Yani bereketi gider.”
     Allahü Teala, müminlerden kendisine imandan son­ra ilk olarak ana-babalarına iyilik etmelerini istemektedir.
     Aslında bütün Müslümanlar anlamını bilmese de her gün namaz kılınca bütün müminler ve ana-babasına dua e­di­yor.
Bu örnek dua, namazlarımızın sonunda okuduğumuz;
“RABBENAĞFİRLİ VE LİVALİDEYYE VE LİL MÜMİNİNE YEVME YE KUMUL HİSAB.” duasıdır.
     RABBENAĞFİRLİ duasının anlamı şudur:
“Yarabbi! Hesab gününde beni, anamı-babamı ve bütün mü’minleri bağışla.” (İbrahim Suresi ayet 41) (bu dua Hz. İbrahim’in duasıdır.)

Rahmet Peygamberi olan Sevgili Peygamberimiz (SAV) her anında ümmeti için dua etmiş, onun tek hedefi ümmetinin cennete gidebilecek bir hayatı kazanmaları olmuştur. Ümmetine ve ailesine de bu yönde tavsiyede bulunan Efendimiz (SAV) bir gün;
“-Yarabbi beni ve Muhammed’i affet başkalarını affetme.” Diye dua eden bir bedeviyi duyunca;
-“Allah’ın rahmetini daralttın.” diyerek ona bu şekilde dua etmenin yanlış olduğunu belirtmiştir:
     Çocuklarımız için nasıl dua edebiliriz?
Çocuklarımız için daima hayır dua etmeli, beddualardan kaçınmalıyız. Bu konuda Hz. İbrahim’in yaptığı duayı örnek verebiliriz. Bu duayı diğer dualar gibi namazda okuyabildiğimiz gibi diğer zamanlarda da okuyabiliriz:
“RABBİC ALNİ MUĞİMES- SALATİ VE MİN ZÜRR-İYYETİ RABBENA VE TEKABBEL DUA.”

Hz. İbrahim’in duası olarak bildiğimiz bu ayet-i kerime İBRAHİM SURESİ 40. ayetidir.
Anlamı:“Rabbim! Beni namaza devam eden bir kimse eyle.
Soyumdan da böyle kimseler yarat. Rabbimiz! Duamı kabul eyle.”
***
“Ey îmân edenler! Allâh’a samimiyetle tevbe edin!..” (et-Tahrîm, 8)

PEYGAMBER EFENDİMİZ, HER GÜN 100 DEFA TEVBE İSTİĞFAR EDERDİ
Rasûlullah (sallâllahu aleyhi ve sellem)Efendimiz şöyle buyurur:
“Ey insanlar! Allâh’a tevbe edin ve O’na istiğfâr edin!
Muhakkak ki ben her gün yüz defa, hattâ yüzden daha fazla, Allâh’a tevbe ve O’na istiğfâr ediyorum.”
(Ahmed, IV, 261; Nesâî, Kübrâ, IX, 168; Krş. Müslim, Zikir, 42)

“Her sabaha çıktığımda mutlakâ Allah Teâlâ’ya yüz defa istiğfâr ederim.”
(İbn-i Ebî Şeybe, Musannef, VI, 57/29445; Nesâî, Kübrâ, IX, 167)

İbn-i Ömer (RA)şöyle der:
“Biz, Rasûlullah (sallâllahu aleyhi ve sellem) Efendimiz’in bir mecliste yüz defa:

«Allâh’ım! Beni bağışla ve tevbemi kabûl buyur!
Çünkü Sen tevbeleri çok kabûl eden ve çok merhamet edensin.» dediğini sayardık.” (Ebû Dâvûd, Vitir, 26/1516; Tirmizî, Deavât, 38/3434)

KUR’AN-I KERİM’DE RABBİMİZ BUYURUR Kİ :
“Başınıza gelen her musibet kendi yapıp ettikleriniz yüzündendir; kaldı ki Allah birçoğunu da bağışlar.”
ŞABAN AYI RAMAZANIN MÜJDECİSİDİR
Bizler 15 gün sonra ramazan-i Şerif’e kavuşacağız ALLAH nasip ederse tabii ki …
İnşaallah bu sene yine kandil vardı yoktu-kısır çekişmelerine girilmeden her günümüzü kadir bilerek değerlendirme bilincine ALLAH bizi ulaştırsın .
ALLAH’IN BİZE VERDİĞİ ZAMAN NİMETİNİ EN İYİ ŞEKİLDE DEĞERLENDİRMEK ZORUNDAYIZ .
Aslında kıldığımız her namaz son namazımız olabilir ,evimizden her çıkışımız son çıkışımız olabilir .
Bizler bunların ne zaman son olduğunu bilemeyiz .
Özellikle şu sıkıntılı günlerde buna daha çok ihtiyacımız var .
İnsanlar bir pikniğe bir yolculuğa giderken bile bir çok hazırlık yapıyor ama ebedi bir yolculuğa çıkmak için hazırlık sadece belirli gün ve gecelere hasredilemez .
.
Bu günleri değerlendirmeyecek miyiz diye sorulabilir.
Elbette ki bu günlerde de ibadetlerimizi başta günlük ibadetlerimiz olmak üzere yapacağız .
MÜBAREK GECELER MİLADIMIZ OLSUN
Elbette isteyenler istedikleri oranda İBADET yapacak .
Çünkü farz olmayan ibadetler, fazla mesai gibidir yapan sevabını alır yapmayan havasını !

SERAP UYSAL 

EMEKLİ KUR’AN KURSU ÖĞRETMENİ

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir.