Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%0.70
BIST 1,408
%0.18
Dolar 8.29
%0.29
Euro 10.00
%0.70
Altın 474.05

ASİMED’den ABD Başkanı Biden’a 5 bin mektup

30 defa okundu kategorisinde, 23 Nis 2021 - 10:37 tarihinde yayınlandı
ASİMED’den ABD Başkanı Biden’a 5 bin mektup
reklam

Asılsız Soykırım İddialarıyla Mücadele Derneği (ASİMED) tarafından ABD Başkanı Joe Biden’a 24 Nisan’da sözde ‘Ermeni soykırımı‘hakkında destekleyici bir açıklama yapılmaması için 5 bin adet mektup gönderildi.

Tarih boyunca insanlık onuru ile yaşamış, mazluma, sıkıntıya düşene, yardım isteyene dostluk ve barış elini uzatmış Türk milletinin, dünyanın yaşadığı pandemi döneminde misyonunu yerine getirmeye devam eden Asılsız Soykırım İddialarıyla Mücadele Derneği (ASİMED) Savaş Eğilmez, “Tüm dünyayı sarsan Covid-19 salgınında Türk devleti, dünyanın dünyanın süper güçleri olmak üzere sonsuza kadar göndermeden elini uzatmış durumda. Özetle tarihin hangi periyodu olsun, nerede yardıma ihtiyacı olan birileri varsa Türk devleti onların yanında olmaya devam etmektedir. Resmi tarihimizin başlangıcından yani M.Ö. III. yüzyıldan beri, barışın, saygının, hoşgörünün ve Amerika ve Avrupa’da 20. yüzyılda tanıştığı demokrasinin, yaşanılan çağın testlerinin en üst düzeyde uygulandığını gördük. Büyük Hun Devleti (M.Ö.209-55) Avrupa Hunlarında (4. 5.6.yy) 45 ayrı millet, Akhun Devletinde (350-550) 12, Tabgaç Devleti (5.6.yy) 11, Göktürkler (550-750) 27 ayrı millet, Uygurlar (745-940) 17 ayrı kavim, Hazar Hakanlığı hüküm sürdüğü 7. ve 10. yüzyıllar ‘Bizans ve Arap literatürüne Hazar Barışı diye bir terim kazandırmıştır. Selçuklu Devleti (11.-14 yylar) Araplar, Farslar, Ermeniler ve Kürtler barış ve huzur mektup yaşamış ve bu memnuniyetlerini tarih ve edebiyat kitaplarında Türklere dizdikleri methiye ve şükranları ile ifade etmişlerdir. Bu durum bizzat Ermeni tarihçilerle gururla dile getirilmiştir. Bunlardan Urfalı Mateos kroniğinde Selçuklu Sultanı Melikşah’a şöyle demiştir: Türklerin kalbi Hristiyanlara karşı şefkat ve iyilikle doluydu. Ermeni halkına, refah, barış ve mutluluk mutluluk”Dedi.

“TÜRKLERE KARŞI İFTİRA ATILIYOR”

Son dünya kamuoyu nezdinde büyük bir iftira ve karalama kampanyası kaydeden Eğilmez, “I. Dünya Harbi tarihi birçok felakete maruz bırakılan Türk insanı ne yazık ki, gerçeklerle örtüşmeyen ve Türkiye Cumhuriyeti’nin toprak bütün parçalamaya yönelik saldırılara maruz kalmaktadır. Uluslararası hukukun ve insan haklarının en temel hakkı olan “kendini savunma hakkı” bile Türkiye ve Türkler söz konusu olunca hiçe sayılmaktadır. Türk milleti olarak tüm istediğimiz uluslararası hukukun ve Birleşmiş Milletler ilke ve kararlarının eşit ve adil aşağıda verilmektedir. Bir olayın soykırım olarak tanımlanması için hangi şartların oluşması gerektiğine dikkat etmeden, hükümle hareket etmenin hukuki ve meşru dayanağı yoktur. 1915 ve sıradaki bakma gereği duymayanların, Ermenilere soykırım yaptığımıza ve kararlarını, haksız, ahlaksız ve iftira olarak kabul edip şiddetle reddediyoruz. Bütün devletleri ve vicdanıyla hükmeden herkesi, Ermeni komitacılarının ve saplantı esiri olan diasporanın, bitip tükenmeyen kin ve nefretlerine alet olmamaya, hakkaniyete, adalete ve tarafsızlığa davet etmeDiye konuştu.

“500 BİNDEN FAZLA TÜRK KATLEDİLMİŞTİR”

İlk önemli Ermeni isyanının 1890’da Erzurum’da gerçekleştiğini belirten Eğilmez, “Bunu, yine aynı yıl gerçekleşen gelen Kumkapı gösterisi, 1892-93’te Kayseri, Yozgat, Çorum ve Merzifon olayları, 1894’te Sasun isyanı, Babıâli gösterisi ve Zeytun isyanı, 1896’da Van isyanı ve Osmanlı Bankası’nın işali, 1903 ‘ te ikinci Sasun isyanı, 1905’te Sultan Abdülhamid’e suikast girişimi ve nihayet 1909’da gerçekleşen Adana isyanı izlemiştir. 1914’de Zeytun’da 100, 1915 Van olaylarında 3.000 ve 1914-1915 Muş olaylarında 20 bin Türk, Ermeni mezalimi sonucu hayatlarını kaybetmiştir. Sonuç olarak bu isyanlar neticesinde katledilen Türklerin sayısı 500 bini aşmıştır. Osmanlı hükümeti, Ermenilerin çıkardığı isyan ve katliamlar karşısında, Ermeni Patriği, Ermeni milletvekilleri ve Ermeni halkının ileri gelenlerine ‘Ermenilerin Müslümanları arkadan vurmaya ve katletmeye devam etmeleri gerekli önlemleri alacağını’ bildirmiştir. Ancak, olayların durmak yerine konulu yoğunlaşması, savunmasız kalan Türk kadın ve çocuklarına yönelik saldırıların artması ve ordunun birçok cephede savaş halinde, olasılıkla cephe gerisinin emniyete ihtiyacı doğmuştur. Bu nedenle, 24 Nisan 1915 tarihinde Ermeni Komiteleri kapatılarak, yöneticileri devlet aleyhine faaliyette bulunmak suçunda tutuklanmıştır. İngiliz diplomatlar, Amerikalı temsilciler, Fransız görevliler kendi devlet merkezlerine gönderdikleri mesajlarda, tutuklananların çete liderlerini resmi olarak beyan etmişlerdir”İfadelerini kullandı.

“BİDEN’A 5 BİN MEKTUP”

Diaspora Ermenilerinin her yıl “Sözde Ermeni soykırımının yıldönümü “diye veıkları 24 Nisan’ın, ayrılıkçı grupların ve çetelerin liderlerinin tutuklandığı tarih ve yer değiştirme uygulamasıyla ilgili ilgilisi göstermeyen Eğilmez,” Her yıl 24 Nisan’da, dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi ABD’de 1915 olaylarına Bu kapsamda Ermeni soykırımı iddiaları gündeme geliyor. gönderiye ulaşan mektubumuzu, Biden’dan başka ABD’nin tüm senato ve temsilciler meclisi üyelerine ve ABD’nin önde gelen medya kuruluşlarının yöneticilerine gönderdik”Açıklamalarında bulundu.

ASİMED tarafından ABD Başkanı Joe Biden’a gönderilen mektupta ise şu ifadelere yer verildi:

Bu mektubu boyutu iyi dileklerimiz ve adaletli bir dünyaya ulaşmak için sahip olduğumuz umut dolu yüreğimiz ile yazıyoruz. Sizin de çok iyi bildiğiniz üzere Türkiye Cumhuriyeti sahip olduğu tarihi ve coğrafi konumuyla, askeri ve ekonomik gücüyle, barışçıl çevre ve tarihin derinliklerinden gelen hoşgörülü yapısıyla, birçok sorunun çözümüne önemli katkılar kudret ve kabiliyettedir. Ancak belli aralıklarla parlamentonuzda gündeme gelen, sağlam ve gerçek bir temele dayanmayan sözde Ermeni soykırımı yasa tasarıları, iki ülke arasındaki derin bağları gevşetecek hale gelmiştir. Bu kararlar belirli olmasalar da, soykırım iddialarıyla ilgili bir tasarımının Amerika Birleşik Resim gibi etkin ve güçlü bir ülke parlamentosunda kabul edilmesiyle, bu yalandan rantın bazı odakların güç kazanıyor olması, Türk milleti ile endişeyle izleniyor. Bu tür girişimlerin devam etmesi Afganistan, Irak, Doğu Avrupa, Kafkasya ve Ortadoğu’da çok önemli faaliyetlerde ve işbirliği olan ülkelerimizin ilişkilerinin seyrinde, yol kazalarına sebep kaçınılmaz görülmektedir. Tarih boyunca insanlık onuru ve vakarı ile yaşamış, mazluma, sıkıntıya düşene, yardım isteyene, dostluk ve barış elini uzatmış Türk milletine karşı son dünyada kamuoyu nezdinde büyük bir iftira ve karalama kampanyası başlatılmıştır. I. Dünya Harbinde birçok felakete maruz bırakılan Türk insanı ne yazık ki, gerçeklerle örtüşmeyen ve Türkiye Cumhuriyeti’nin toprak bütün parçalamaya yönelik saldırılara maruz bırakılmıştır. Uluslararası hukukun ve insan haklarının en temel hakkı olan ‘kendini savunma’ hakkı bile Türkiye ve Türkler söz konusu olunca hiçe sayılmakta hiçbir sakınca görülmemektedir. Bütün bu iftira ve karalama kampanyasının müsebbibi olan Ermeni diasporasının iki temel amacı vardır. Bunlardan biri Ermeni toplumunu dünya kamuoyunun gündeminde tutmak, ikincisi de sözde soykırım masalları devam ettiren onlarca vakıf, kilise, parti, dergi ve yayın evlerine bağışlar, bunlardan rant elde etmektir. Bildiğiniz gibi; Ermeniler onun yıl 24 Nisan’da dünyanın dört bir yanında sözde soykırımı anan törenler düzenleyip, çeşitli faaliyetlerde bulunmaktadırlar. En önemli amaçlarından biri; dünyanın önde gelen ülkelerinde 24 Nisan’ın Ermenilerin sözde soykırıma uğradıkları gün olarak kabul ve ilan edilmesidir. Sizin de Ermenilere ithafen bir konuşma yapacağınız 24 Nisan tarihinin ne yer değiştirme uygulamasıyla ne de sözde soykırımla bir ilgisi vardır. Osmanlı hükümeti, Ermenilerin çıkardığı isyan ve katliamlar karşısında, Ermeni Patriği, Ermeni milletvekilleri ve Ermeni halkının ileri gelenlerine ‘Ermenilerin Müslümanları arkadan vurmaya ve katletmeye devam etmeleri gerekli önlemleri alacağını’ bildirmiştir. Ancak, olayların durmak yerine konulu yoğunlaşması, savunmasız kalan Türk kadın ve çocuklarına yönelik saldırıların artması ve ordunun birçok cephede savaş halinde, olasılıkla cephe gerisinin emniyete ihtiyacı doğmuştur. Bu nedenle, 24 Nisan 1915 tarihinde Ermeni Komiteleri kapatılarak, yöneticilerinden 245 kişi devlet aleyhine faaliyette bulunmakla suçlanmıştır. Tutuklular Ankara ve Çankırı hapishanelerine yollanmıştır. Diaspora Ermenilerinin onun yıl ‘Sözde Ermeni soykırımının yıldönümü’ diye ve 24 Nisan işte bu komitecilerin tutuklandığı tarihir. Kimseden özel bir muamele ya da merhamet beklemiyoruz. Türk milleti olarak tüm istediğimiz, milletimize yapılan iftira ve haksızlıkların son bulmasıdır. Uluslararası hukukun ve Birleşmiş Milletler ilke ve kararlarının eşit ve adil aşağıda verilendır. Bir olayın soykırım olarak tanımlanması için hangi şartların oluşması gerektiğine dikkat etmeden, hükümle hareket etmenin hukuki ve meşru dayanağı yoktur. 1915 ve sırayla bakma gereği duymayanların, Ermenilere soykırım yaptığımıza ve kararlarını, haksız, ahlaksız ve iftira olarak kabul edip şiddetle reddediyoruz. Bütün devletleri ve vicdanıyla hükmeden herkesi, Ermeni komitacılarının ve saplantı esiri olan diasporanın, bitip tükenmeyen kin ve nefretlerine alet olmamaya, hakkaniyete, adalete ve tarafsızlığa davet ediyoruz. Son olarak, bu sene konuşmanızı yapmadan önce, bundan yaklaşık 950 yıl önce Ermeni tarihçi Urfalı Mateos’un eserinde yer şu cümleleri hatırlamasını istiyoruz; ‘Türklerin kalbi Hristiyanlara karşı şefkat ve iyilikle doluydu. Ermeni halkına, refah, barış ve mutluluk getirdiler.‘”

.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Avatar

Yorum Yaz