Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%-2.20
BIST 1,377
%0.35
Dolar 8.09
%0.78
Euro 9.75
%0.05
Altın 460.59

28 Şubat sürecini anlattı! – Gündem Haberleri

35 defa okundu kategorisinde, 28 Şub 2021 - 11:40 tarihinde yayınlandı
28 Şubat sürecini anlattı!  – Gündem Haberleri
reklam

Türk siyasi tarihinde “postmodern darbe” olarak yapıldı bilinen, dönemin Başbakanı Necmettin Erbakan’ın istifasını getiren, bin yıllığı iddia edilen ve “demokrasiye balans ayarı” şeklinde lanse edilen 28 Şubat’ın üzerinden 24 yıl geçmesine rağmen toplumsal, siyasal ve hukuksal alanda oluşturduğu darbeler hala zihinlerde tazeliğini koruyor.

28 Şubat’a giden süreci AA muhabirine değerlendiren dönemin Başbakan Yardımcısı Çiller, 1995’in oğullarına doğru ekonomik sıkıntıların, terörün tırmandığını hatırlatarak, “kartel” olarak nitelendirdiği medya ile Gümrük Birliği’nden rahatsız olan iş dünyasının karşı bir klik oluşturduğunu söyledi.

Çiller, Refah Partisinin İstanbul dahil pek çok başka belediyeyi aldığım bir konu ile bütünleştiğini vurgulayarak, yazı anlattı:

“Refah Parçasının oluşturulması istenmiyordu. Bunun için adeta bir strateji oluşturuldu. Dendi ki, ‘Anavatan ile Doğru Yol bir koalisyon kursun, hangisi daha yüksek oy alırsa başbakan o partiden olsun ki Refah Partisi ile koalisyon olmasın Bu Türkiye’nin lehinedir ve bizim desteklediğimiz budur . ‘ Bunun üzerine çalışıldı Bütün baskılar Bizim Anavatan Partisi ile koalisyon kurmamız içindi Darbelerin, merkez sağı nasıl böldüğünü gördütüm Bu Anavatan Partisi ile koalisyon kurmak ve sağı birleştirmek istiyordum. Ancak tabanda iki parti oluşturmanın sağlanamadı. ‘Refah Partisi ile hükümet kurmayacağım.’ Demiştim ve çok da samimiydim. Ancak işlemeyince, Refah Partisi ile bir koalisyon kurduk. ”

– “Bana ve Erbakan’a ‘Asker ayakta’ mesajları iletildi”

Tansu Çiller, Refah Partisi ile koalisyon kurulmadan önce çeşitli uyarılar, tehditler, “Sayın Cumhurbaşkanı Demirel tarafından bana ve Sayın Erbakan’a ‘Asker ayakta’ şeklinde mesajlar iletilmeye başlandı. Hatta bu tehditler öyle boyutlara geldi ki evlatlarım, ailem hedefteydi. ‘ Ne yapacaksanız bana, ipim cebimde ‘dedim. ” şeklinde konuştu.

– “Refahyol Hükümeti’nin laiklik karşıtı eylemleri desteklediği algısı yayıldı”

Refah Partili bir belediye başkanı tarafından düzenlenen Kudüs Gecesi’nin ardından Refahyol Hükümetinin başkanın derhal görevden yürütülmesini, gecede laiklik karşıtı konuşma yapan İran Büyükelçisinin ve İstanbul Başkonsolosunun sınır dışı olduğunu hatırlatan Çiller, buna rağmen Refahyoleti’nin laiklik karşı eylemleri destek algısının yayıldıti kaydetti.

Bu algı üzerine kendisi de darbelerden büyük zarar gören dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’e gittiğini vurgulayan Çiller, şöyle konuştu:

“Bize destek düşündüm ve sahtekarlık,” Bu hükümetin laiklik karşıtı hangi eylemini görüyorsunuz? ‘ diye sordum. Tam biz bu konuyu görüşürken Sincan’dan tanklar geçti. Sayın Demirel’e, ‘Sincan’dan tanklar çıplak, eğer bu hükümete bir uyarı ise yasal bir dayanağı yoktur ve bir işlem yapılmak yapılacak. Bunun için de Devlet Denetleme Kurulunun (DDK) konuyu araştırması ve yasal süreci başlatması lazım. ‘ dedim. Kendisi ise bana ‘Komuta zincirini bir daha bozdurmam. Sen Güreş Paşa’yı bir varsayılan aldın, komuta zinciri bozuldu, senin aklında ne biliyorum. Bu komuta zincirini bozdurmak doğru olmaz ‘dedi. Zira ben komutanları almaktan bahsediyordum. Bunun üzerine Sayın Erbakan’a gittim. Kendisi çok kibar ve zarif bir insandı. Millete hizmeti öncelikli hedef olarak almıştı. Her geldiğinde darbe oluyordu ve milleti mağdur etmek istemiyordu. Askerle uzlaşmak istiyordu. Kendisine, ‘Bunu teftişe götürelim, yasal bir dayanağı yok’ dedim. O ise bana, ‘Bunu abartmadan geçirelim, bizi sınırlayanlar, sınırlayan de iyi hizmetlerimiz oluyor. Bu hizmetler sekteye uğramasın. “Diye cevap verdi.” Diye cevap verdi. Biz bu işi geçiştirdik ama geçiştirmeyle kapanacak bir konu değildi. Asker, ülkenin ve benim göz bebeğimdir ancak bazı şeylere de ‘dur’ demek gerekir. “

– “Erbakan, iktidar olmayacak, olursa da bir şekilde durdurmak gerekecek”

Çiller, o Kurma Batı Çalışma Grubu’na değinerek, “Bu fişlenme bilgisi bize gelince ilk olarak Sayın Erbakan ile görüştük sonra konuyu Sayın Demirel’e ilettik. Bunun bir darbenin hazırlığı belirterek, araştırılması ve konunun DDK tarafından alınmasını, üzerine ondan sonra Sayın Demirel, ‘Asker zaten ayakta’ dedi Sayın Erbakan da bir uzlaşma arıyordu Ama buna rağmen Sayın Demirel, konuyu hemen Genelkurmay’a 28 Şubat dönmekine bakıldığında abartılar varsa bile zamanın bu senaryo yazıyor. Erbakan, iktidar olmayacak, olursa da bir şekilde durdurmak gerekecek. “Diye konuştu.

Tansu Çiller, Necmettin Erbakan’ın istifasının hükümeti kurma görevinin değil de Mesut Yılmaz’a verilmesini o bakım bir “Çankaya darbesi ‘olarak nitelendirdiğini anımsatarak, yazılı:

“Bu durum, ‘bizi üzmedi’ desem doğru olmaz. Mesut Yılmaz’a görev verilince bize geldi ve ‘Ben başbakanım, sen plan’ dedi. ‘Kim istiyor bizim koalisyonumuzu?’ Bizim koyduğumuz adla, ‘Derleme Toplama Partisi’ ile mecliste milletin iradesi ile oluşmuş çoğunluk azınlık haline getirildi, azınlık bir Güç tarafından çoğunluk haline getirildi.Bir hükümet, hükümet yetkisi hale getiriliyor bu aslında darbenin tanımından bir tanesi. Bunu eğer bunu korku imparatorluğu, şantaj ve baskı ile kanırta kanırta yap, bunun adı da darbedir. ipe yürüyen bir Başbakanın son bakışı vardır. O bakış aslında yakın dönem siyasetin ve siyasetçinin şuurunda saplanmış bir hançerdir.O korku refleksi vatandaşta da vardır. ‘Darbe geliyor, askerin dipçiği geliyor’ algısı. , ‘Refahyol’dan ayrılmazsak aynı şeyler bizim de başımıza’ korkusunu çok ciddi şekilde hissetmişti. “

– Millet, AK Parti iktidarına şans verdi ve onlar da darbeleri bitirdi ”

Çiller, tankların Sincan’da yarışmasının ardından Necmettin Erbakan ile aralarında geçen konuşmayı aktardı:

“Sayın Erbakan’a tavsiyem,” Biz, Genelkurmay Başkanı’nı ve kuvvet komutanlarını derhal görevden almalıyız şeklinde oldu. O da, ‘Cumhurbaşkanı bunu imzalamaz’ dedi. Ben de ‘İmzalamasın ama tarih önünde bunu yapalım. Millete bunu anlatalım. ‘ dedim. Sayın Erbakan, Meclis’ten seçim de çıkmayacağını belirterek, ‘Bizi kapatırlar’ dedi. Oysa zaten süreç başlamıştı. Ekonomi iyi gidiyordu yaklaşık yüzde 8 büyüme elde etmiştik, o yüzden Erbakan, ‘Sen başbakan ol ben istifa edeyim’ dedi. Oysa Refahyol Hükümeti devam etseydi bu bir hizmet kervanı olacaktı. Refah Partisi ile uyum içinde çalışıyorduk. En muhafazakar kesimden en büyük demokratik açılımlar çıkıyordu. Bu ne kadar büyük bir uzlaşmayı, ayrışmadan bütünleşmeyi getirecekti. Bütün Bu Türkiye bir darbe ile kaçırmıştır. “

Tansu Çiller, 28 Şubat’ın bir koalisyon, bu koalisyonun, medya, STK, iş olduğunu, siyaset ve askeri ayağının montajını ve Amerika’nın, PKK’nın kurucusu terörist elebaşı Abdullah Öcalan’ı Bülent Ecevit’e teslim etmesiyle dış ayağının da dileğini dile getirdi.

28 Şubat’ın önünde ülkenin ekonomik anlamda ağır bedeller ödediğine vurgu yapan Çiller, “28 Şubat’ın ardından batan bankalar, Türkiye’yi büyük krize soktu. Bu krizin maliyeti 291 milyar dolar. Bunları, gençlerimiz darbelerin maliyetini anlasın diye anlatıyorum. Bugün gençliğin en önemli Bu 291 milyar dolar sorunu ile gençlerimizin işsizlik sorununu çok büyük çözebilirdik. Şimdi? Bizleri tasfiye etti ve AK Parti iktidarına şans verdi ve onlar da darbeleri bitirdiler. Şimdi bize düşen yine demokrasinin yüksek platformunda birleşmek burada, herkese yer var Darbeleri, vesayet dönemini bitirdik ama henüz birleşmedik, topyekun birleşmeyi yine yapabiliriz. Çünkü hepimiz için tek bir Türkiye var. ” değerlendirmesinde bulundu.

.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Avatar

Yorum Yaz